YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23810
KARAR NO : 2021/21009
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme,kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından verilen hükümlere yönelik katılan Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme,kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından açılan davada doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığı’nın hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından Sağlık Bakanlığı vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından verilen hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesinin kısa süreli hapis cezalarının ertelenmesi halinde uygulanma imkanı olduğu,sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan hükmolunan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının kısa süreli olmaması sebebiyle uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmasında ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin; 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında 25 günden az olmamak üzere adli para cezası tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde noksan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın adli işlemlerin yapılması sırasında ekip otosuna zarar verdiği ve akabinde doktor raporu aldırılmak üzere Zile Devlet Hastanesinde götürüldüğünde ise giriş kapısına tekme atmak suretiyle kamu malına zarar verdiği, her iki eylem yönünden de suçtan zarar görenin Maliye Hazinesi olduğu ve sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı zarar görene yönelik gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle kamu malına zarar verme suçundan zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılması yerine iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanığa ait olduğu kabul edilen bıçak hakkında 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığının Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü’nden alınacak rapor ile kesin olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken rapor alınmadan soruşturma aşamasında düzenlenen ve hükme esas alınmaya yeterli olmayan raporla yetinilerek eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Adli emanette kayıtlı bıçak hakkında bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.