Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10284 E. 2021/18531 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10284
KARAR NO : 2021/18531
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Başka suçtan Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa, kararın cezaevi aracılığıyla 01/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, kararın yasa yolu bildiriminde sanığa CMK’nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmediği gibi 01/07/2016 tarihinde cezaevinde yapılan gerekçeli karar tebliği işlemi de 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesine uygun şekilde okunup anlatılmaması nedeniyle geçersiz olması nedeniyle sanığın 10/07/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Uyaptan yapılan kontrolde; sanık hakkında Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/301 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamaya konu dosyada suç tarihinin 10.09.2014, 16.01.2013 ve 12.02.2013 ve iddianame tarihinin ise 01.10.2014 olduğu, sanık hakkında aynı yer ile ilgili olarak incelemeye konu tutanak tarihinin ise 07.09.2012 tarihli ve iddianame tarihinin de 15.09.2014 olması nedeniyle hukuki kesintinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi için sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak öncelikle birleştirme olanağı varsa davalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı takdirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında da kurumun vergisiz ve cezasız zarar miktarının tespit ettirildiği de nazara alınarak, bilirkişiden rapor alınıp katılan kurumun vergili cezasız gerçek zararı tespit edilerek, belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.