Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12992 E. 2012/22085 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12992
KARAR NO : 2012/22085
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının kendisine mal satmadığı halde fatura ve oğlunun imzaladığı sevk irsaliyesine dayanarak hakkında icra takibinde bulunduğunu, takibin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalının kendisinden pergule malzemesi satın almış gibi adına fatura düzenlediğini, kendisinin böyle bir mal satın ve teslim almadığını, sevk irsaliyesinin oğlu ve kendi adına düzenlendiğini, imzanın kendisine değil oğluna ait olduğu halde hakkında takip başlatıldığını, icra takibine gecikmiş itirazda bulunduğunu bildirerek borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır. Davalı, fatura ve sevk irsaliyesi bulunduğundan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının davacı hakkında başlattığı icra takibine yaptığı gecikmiş itirazın icra hukuk mahkemesinde kabul edilmesi nedeniyle itiraz üzerine duran bir takibin kalmadığı bu nedenle bu davada hukuki menfaatin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden davalının faturaya bağlı olarak ilamsız takip yaptığı, davacının gecikmiş itirazda bulunduğu, icra mahkemesinin itirazın reddine karar verdiği, kararın 12.Hukuk
Dairesince 1.7.2011 tarihli kararla bozularak davacının ödeme emrini tebliğ tarihinin talebi gibi 19.5.2010 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, icra mahkemesinin de bozmaya uyduğu kararın 2.12.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece icra dosyasının süresinde kabul edilen itiraz üzerine durmuş olduğundan önce itiraz ve sonraki safhalardaki sürecin tüketilmesi gerektiği,bu davada hukuki menfaati kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Davacı kendisi hakkında yapılan takip nedeniyle, alacaklı davalının itirazın iptali davasını açıp açmayacağını beklemeksizin kendisine yöneltilen bir alacak iddiasına karşı borçlu olmadığının tesbiti davası açma hakkına sahiptir. Eldeki davada kendisine karşı yöneltilen alacak iddiasına karşı genel hükümlere göre açtığı bir dava olup, bu davayı açmakta hukuki menfaatinin var olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.