Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/19447 E. 2013/33082 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19447
KARAR NO : 2013/33082
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek; suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk … tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay gün ve saatinde tanık …’ın evinde bulunduğunu iddia eden sanık …’un savunmasının bu tanık tarafından doğrulandığının ve suça sürüklenen çocuğun garson olarak çalıştığı sırada hırsızlık yapmasından dolayı işten çıkardığından kendisine iftira ettiğini savunduğunun anlaşılması karşısında; sanık …’un yüklenen suçları işlediğine ilişkin, diğer suça sürüklenen çocuk …’nın suç atma niteliğinde kalan anlatımı dışında, hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuk …’nın yakalandıktan sonra müştekiye karşı hırsızlık fiilini gerçekleştirdiğini açıkladıktan sonra, çaldığı salep ve mantardan bir kısmının bulunduğu yeri gösterip müştekiye iadesini sağlaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk … ve kabule göre de, sanık … hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Olay tarihinde güneşin saat 20.26’da batıp 05.34’te doğduğu ve suça sürüklenen çocuk …’nın beyanında işyerine saat 04.00’te girdiğini söylemesi karşısında; işyeri dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlığın gece vakti gerçekleştirildiği gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 143 ve 116/4 maddeleri ile uygulama yapılmayarak eksik cezaya hükmedilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 116/2 maddesinde adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü ve suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümde adli para cezasının tercih edildiğinin açıklanmasına karşın, hapis cezasına hükmolunması suretiyle çelişkiye neden olunması,
5- Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde; mahkemece suçun işlenmesindeki şekil ve özelliklere göre temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan tayin edilmesine rağmen; somut olay açıkça irdelenerek 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde yer alan diğer ölçütler değerlendirilmeden suça sürüklenen çocuk … ve kabule göre de sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan temel cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesi suretiyle takdir hakkının kullanılmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm verilmesi,
6- 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c maddesinde belirtilen koşulun gerçekleşmesi için suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde, maddi zararın esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği dikkate alınarak; işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan katılanın maddi zararının bulunmadığı gözetilmeden, hırsızlık ve mala zarar verme suçları nedeniyle oluşan maddi zararın giderilmediğinden bahisle sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve sanık …’un temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.