Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/5434 E. 2021/21061 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5434
KARAR NO : 2021/21061
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I)Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın ara boru bağlamak suretiyle kaçak su kullandığı, katılan kurumun vergili cezasız zararı tespit edilip ödemesi için ihtar da bulunulmadığı, katılan kurumun 10/11/2014 tarihli yazısında 6 taksit olarak yapılandırıldığı, son taksidin sanık tarafından 02/11/2015 tarihinde ödendiğini, katılan vekilinin yargılama aşamasında 05/11/2015 tarihli beyanında borcun ödenmiş olduğunu beyan ettiği ve karar tarihinden önce zararın giderildiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcılığının kovuşturma şartını yerine getirmeyip yapması gereken ihtaratı yapmaması sebebiyle hakkında kamu davası açılan ancak iyi niyetini gösterip kovuşturma aşamasında tüm zararı karşılayan sanığın soruşturma aşaması için tanınan yasal imkandan yararlandırılarak, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karardan bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesi tarafından gönderilmesine, bu şekilde kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın ruhsat sahibi olduğu işyerinin su borcundan dolayı sayacın mühürlendiği olayda suça konu iş yerinin sanık adına kayıtlı olduğu, su aboneliğinin de sanığa ait olduğu, 05/11/2013 tarihinde mührün kırılarak kaçak su kullanıldığının tespit edildiği yeniden mühürleme yapılarak suyun kesildiği, sanığın 18/12/2013 ve 07/01/2014 tarihlerinde mührü kaldırmak suretiyle boru takarak su kullanımına devam ettiği, sanığın soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen oğlu İsmail Cem’in olaya iştirakine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, yargılama aşamasındaki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilmeksizin sanığın zincirleme şekilde mühür bozma suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.