Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/15733 E. 2013/26117 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15733
KARAR NO : 2013/26117
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizin olanaklı olmadığı, suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz üzerine, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2009 tarih ve 2009/1584 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiğinden ve ortada temyiz incelenmesine konu hüküm bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında, failin bizzat pişmanlık göstererek; satın alan iyiniyetli ise aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği hususu göz önüne alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanma koşulları bulunmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığından bahisle bozma isteyen Tebliğnamedeki 1 numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümde, yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığının açıklanmasının ardından, 248 TL müdafii ücreti ile posta masrafı ve davetiye bedeline ilişkin toplam 17 TL’nın diğer sanıkla eşit oranda olmak suretiyle sanıktan tahsiline karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- Ceza sorumluluğu olup hakkında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yargılama aşamasında müdafii ile temsil edilen ve 8,5 TL posta masrafı yapılan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümden; “yargılama masrafı yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına” dair cümle ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na göre eğitim tedbirinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.