Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/41600 E. 2021/12267 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41600
KARAR NO : 2021/12267
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.07.2021 tarih ve 2021/12881 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.09.2021 tarih ve KYB-2021/94653 sayılı ihbarname ile,
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f, 168/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 200,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/314 esas, 2017/99 sayılı kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 17.01.2018 tarihli ve 2017/1421 esas, 2018/102 sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesini müteakip, sanık müdafiince yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2016/314 esas, 2017/99 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 8. Ağır Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/222 değişik iş sayılı kararının “sanığın inceleme dışı diğer sanık … ile birlikte internet üzerinden telefon satış ilanı vererek gelen siparişlere başka değersiz ürünler gönderme eylemi sebebiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesine müteakip, sanığın yine nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığı İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/253 esas sayılı dosyasının 25.11.2020 tarihli duruşmasında tanık olarak dinlenen…’ın; kendisinin telefon satışı yaptığını, sanığın da kendi yanında çalıştığını, hesaplarının bloke olması dolayısıyla sanıktan PTT posta çeki hesabı açmasını istediğini, internet üzerinden gelen siparişlerin paketlemesini kendisinin yaptığını, sanığın da içeriğini bilmediği paketleri kargoya verdiğini, sanığa yalnızca günlük 40,00 Türk lirası yevmiye verdiğini beyan etmesi üzerine sanık müdafiinin sanığın yargılandığı bir çok dosyada yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu,
Bu kapsamda, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2016/285 esas sayılı kararına yapılan itirazın kabulüne ve infazın durdurulmasına ilişkin mercii Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli ve 2021/2 değişik iş sayılı kararının bulunduğu,
Yine yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına dair Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2016/332 esas sayılı kararının bulunduğu,
İnceleme konusu dosyada, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karara itiraz üzerine, mercii Antalya 8. Ağır Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiş ise de, “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun’un 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Sanık …’un inceleme dışı diğer sanık … ile birlikte internet üzerinden verdikleri cep telefonu satışı ilanı aracılığı ile müştekiye ulaştıktan sonra telefon yerine parfüm gönderdikleri ve sanık …’un nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum olduğu, bu hükmün Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin incelemesinden geçerek esastan ret kararı ile sonuçlandırıldığı, akabinde sanığın benzer eylemlerden yargılandığı bir başka dosyada; tanık…’ın beyanda bulunduğunu ve burada tüm olayları kendisinin yaptığını, sanığın haberdar olmadığını, yalnızca sanık adına hesap açtırıp paketlediği kargoları postaneye sanık … aracılığıyla yolladığını belirttiği, sanık müdafisinin de gerek bu beyana, gerekse sanık hakkında başka mahkemelerdeki aynı türden dosyalara ilişkin yargılamanın yenilenmesi kararı verildiğine dair örneklere dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2020 tarihli 2019/15-64 Esas 2020/132 Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmayan delil ve olguların ”yeni” olarak değerlendirilemeyeceği, buradaki yenilikten anlaşılması gerekenin taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olması olduğu, ancak mahkeme tarafından bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen delillerin “yeni delil veya olay” kapsamında olduğu, hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği, yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda “önemli” de olması gerektiği, yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olması gerektiği yönünde değerlendirmede bulunulduğu, sanığın, olayın tek failinin Muzaffer olduğuna ve kendisinin suçtan haberdar olmadığına dair savunmasının mahkeme tarafından bilindiği ve değerlendirildiği, Muzaffer Işık’ın beyanının yeni delil olarak kabul edilemeyeceği, Muzaffer’in koşulların varlığı halinde iştirak eden olabileceği bu nedenlerle kanunda sınırlı olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin mevcut olayda bulunmadığı esas mahkemesinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararına yönelik itirazı inceleyen inceleyen mercinin ret kararının yerinde olduğu değerlendirilmekle Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2020 tarihli ve 2020/222 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.