YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18190
KARAR NO : 2012/21849
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar … ve … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydında bulunan 765 sayılı TCK’nın 325 maddesi gereğince hükmolunan ağır para cezasının infaz edildiği 26.09.1997 tarihinden itibaren 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8/b maddesi gereğince on yıl geçmeden suç işleyen sanık …’ün, 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesindeki koşulun gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağından yararlanamayacağı anlaşılmakla, sanık hakkında tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Temel uygulama maddesinin 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yerine, 13/3 şeklinde yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık … hakkında kurulan hükümde, … 20 Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/1027 esas, 2004/228 karar sayılı ilamında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkındaki hüküm fıkrasının
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümleri çıkarılarak yerine “Sanığın … 20 Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2004 gün ve 2003/1027-2004/228 sayılı kararında birden çok suçtan verilen hükümlülük kararı nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından; 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince, anılan ilamda 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522, 81/2. maddesi gereğince verilen 3 yıl 13 ay hapis cezası dikkate alınarak, hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin cadde üzerine park edip kontak anahtarını üzerinde bıraktığı çalışır vaziyetteki otomobili alıp götürmesi biçiminde gerçekleşen sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın başka bir hırsızlık fiili nedeniyle yakalandıktan sonra müştekiye karşı hırsızlık fiilinin gerçekleştirdiğini açıkladıktan sonra otomobilin yerini göstererek aynı gün polise teslim etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- … 20 Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/1027 esas, 2004/228 karar sayılı ilamında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.