YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7194
KARAR NO : 2012/5727
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanığın yakınanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Sanığın yakınanlar … ve …’a ait araçlardan aldığı oto teyplerinin değerinin az olmadığı ve öngörülen koşulların gerçekleşmediği gözetilmeksizin 5237 sayılı TCK’nın 145/1. maddesi uygulanarak cezalardan indirim yapılmak suretiyle aynı yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın yakınan …’a yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK’ya göre hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması halinde 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye
dayanılarak, hükümler fıkralarından “Sanığın mahkum olduğu hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanığın mağdur …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın mağdur …’e karşı işlediği hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kaldığı ve kalkışma aşamasındaki suçlarda uygulama olanağının bulunmadığı gözetilmeksizin 5237 sayılı TCK’nın 145/1. maddesi uygulanarak cezalardan indirim yapılmak suretiyle aynı yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.03.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.