YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6069
KARAR NO : 2021/12427
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ : Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Kadirli 1. Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı … ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş olup, davacı … ve arkadaşları vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine 08.02.2018 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve işbu ek karar davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … (…) Köyü çalışma alanında bulunan 294 ada 257 parsel sayılı 15.257,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Recep İbrahim oğlu …’nın ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle eşit payla … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı … ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş ve bu karar davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla, HMK’nin 362/1-a maddesinde gösterilen miktar sınırının altında kaldığından bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve işbu ek karar davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Öncelikle temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararın incelenmesi gerekmektedir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, kadastro mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusu neticesinde verdiği karar miktar itibariyle kesin nitelikte olmayıp temyizi kabil nihai karar olduğundan, temyiz talebinin reddine ilişkin usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2018 tarih ve 2017/566 Esas, 2017/549 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı … ve arkadaşları vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan gerekçeyle kabulüyle temyiz isteminin reddine dair EK KARARIN KALDIRILMASINA, esasa yönelik temyiz itirazlarının ise (2) numaralı bentte açıklanan gerekçeyle reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.