YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2036
KARAR NO : 2021/9120
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 85/1, 62, 50/1.a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde HEMA Otomotiv Sistemleri A.Ş. isimli iş yerine ait fabrikada kramayer atölyesinde boy tamamlama tezgahında operatör olarak görev yapan …’in saat 06.30 sıralarında etrafı çit ile çevrili ve elektromanyetik kilitli kapı ile muhafaza altında bulunan 971 nolu tezgahın başına gittiği, burada işlenen boru ile robotun tezgahı içerisine yerleştireceği boru arasında sıkıştığı, olayı gören işçilerin manuel kumanda ile yavaş modda robotu …’in üzerinden kaldırdığı ve makineden çıkarttıkları, …’in yapılan müdehalelere rağmen tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği, sanık …’un HEMA A.Ş. genel müdür yardımcısı ve işveren vekili olduğu, sanık …’in ise HEMA AŞ.’de C sınıfı iş güvenliği uzmanı olarak görev yaptığı,
Dosya kapsamında bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı baş iş müfettişi tarafından düzenlenen teftiş raporuna göre, ölen işçinin çalışma alanına girerken hold ve acil stop düğmelerine basması gerekirken sadece hold düğmesine basarak içeri girdiği, işçinin içeride bulunduğu esnada robot kolun etrafındaki çitin kapısındaki elektromanyetik kapı kilidi kapalı vaziyette iken normalde robotun hareket etmemesi gerekirken robotun hareket ettiği, robot kolun etrafını çeviren çitin kapısında bulunan manyetik kilit ile ilgili güvenlik akım şeması ve manyetik kilit ile güvenlik rölesi incelendiğinde, güvenlik rölesinin kategorisinin 2, manyetik rölenin ise kategorisinin 4 olduğu, bu kadar büyük bir tehlike arz eden bi alanda robot kol için seçilen rölenin manyetik kilit için seçilen röle kadar yüksek güvenlikte seçilmediği, makinenin makine kapı kilitini ve başlatma komutunu kontrol eden rölesinde oluşabilecek hata nedeniyle robot kolun hareket etmiş olabileceğinin belirtildiği,
Kaza olayının gerçekleşmesi sonrasında şüpheli sıfatıyla iş güvenliği uzmanı … ile…’in ifadesine başvurulduğu, …’in ifadesinde Hema Dişli Fabrikası kramayer bölümünün sorumlu müdürü olduğunu, bölüm müdürü olarak gerekli uyarıları çalışanlara yaptıklarını, iş kazası sebebiyle fabrikanın yahut kendisinin kusurunun olmadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında alınan 08/08/2012 tarihli kontrol mühendisi- iş güvenliği uzmanı tek bilirkişi raporunda “fabrika müdürünün birinci dereceden kusurlu olduğunun, iş güvenliği uzmanı …’in ikinci dereceden kusurlu olduğunun ve bölüm müdürü olan şüpheli…’in ise kusurunun bulunmadığının” belirtildiği, soruşturma aşamasında bu kez …’un şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı, ifadesinde “2009 yılından bu yana HEMA TRW, Fren ve Kramayer fabrikalarından sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, görev tanımı icabı bu fabrikaların iş sonuçlarından sorumlu olduğunu, kendisine bağlı çalışan 2 adet fabrika müdürü olduğunu, biri Hema Trw fabrika müdürü, diğeri ise Fren ve Kramayer fabrika müdürü olduğu, Fren ve Kramayer fabrika müdürünün… olduğunu ve kazanın kendisine bu kişi tarafından bildirildiğini, fabrikanın sevk ve idaresinden ayrıca fabrikadaki iş güvenliğinin sağlanmasından da…’in sorumlu olduğunu” belirttiği, yapılan soruşturma işlemleri neticesinde şüpheli… hakkında alınan bilirkişi raporunda kusursuz olduğunun belirtilmiş olması karşısında hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, iş veren vekili sıfatıyla genel müdür yardımcısı … ile iş güvenliği uzmanı … hakkında taksirle öldürme suçu bakımından kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sırasında sanıklar müdafii tarafından dosyaya sunulan atama genelgeleri incelendiğinde, 30/05/2011 tarihli “GENELGE” başlıklı evrakta “Dişli ve Aktarma Organları Fabrika Müdürü Sn….’in “Hema Otomotiv A.Ş. Fabrika Müdürü olarak atanmıştır. Sorumluluk alanı Fren Fabrikası ve Kramayer Üretim Hattıdır.” şeklinde olduğunun görüldüğü,
Yargılama aşamasında keşif neticesinde düzenlenen 24/04/2014 havale tarihli ve ek 10/07/2014 tarihli makina mühendisi ve iş güvenliği uzmanı tek kişilik bilirkişi raporlarında işveren tarafından çalışma alanına girildiği andan itibaren robot kolun yeniden hareket etmesini engelleyici ışın bariyeri gibi bir tertibatın bulunmamasının kazanın gerçekleşmesinde katkısı olduğunu, böyle bir tertibatın kurulması ve kontrolünde işveren veya işveren vekilinin sorumlu olduğu, işletmenin tamamından sevk ve idaresinden sorumlu kişinin genel müdür yardımcısı … olduğu, işveren temsilcisi sanık … ile iş güvenliği uzmanı …’in çalışanların iş güvenliğini kendi dikkat ve inisiyatiflerine bırakılmayacak bir iş güvenliği kültürü ve sistemi geliştirmedikleri, kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmadıkları tespitiyle sanıkların tali oranda, ölen işçinin ise altı senelik tecrübeli bir operatör olarak çalışması sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği,
Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yargılama aşamasında kazaya ilişkin olarak alınan 15/01/2015 tarihli inşaat mühendisi, hukukçu ve iş güvenliği uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ise sanıkların dava konusu olayda işçi sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ve gerekli denetimleri yerine getirmeyerek asli oranda kusurlu olduklarını, ölen işçinin ise tali oranda kusurlu olduğunun tayin edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, kazanın meydana geldiği HEMA AŞ. ile kazanın gerçekleştiği fabrikaya ait organizasyon şemalarının dosyaya getirilmediği, kazanın meydana geldiği kramayer atölyesinin bulunduğu fabrikanın müdürünün açık şekilde belirlenemediği, iş veren vekili sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilen ve kusur tayini yapılan …’un beyanlarının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediği gibi raporlarda sanıkların hangi eksiklikler sebebiyle kusurlu tayin edildiğinin de gereği gibi tartışılmadığı, ayrıca sanıkların kusur durumlarına ilişkin çelişkinin alınan raporlarla da giderilemediği anlaşılmakla, belirtilen hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya eklenerek, dosyanın bir bütün halinde elektrik-elektronik mühendisi, makina mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşan bir bilirkişi heyetine gönderilmesi ile olayın gerçekleşme şeklinin, hangi eksiklikler sebebiyle kazanın gerçekleştiğinin, kazanın gerçekleştiği atölyenin bulunduğu fabrikada gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasından kimin sorumlu olduğunun, manyetik kapıdaki hatalı çalışma prensibi ile rölelerin güvenlik sağlamakta yetersiz olduğu hususundaki eksikliklerin kim tarafından tespit edilmesi ve giderilmesi gerektiğinin, sanıkların sıfatları gereği hangi önlemleri alarak kazanın gerçekleşmesini engelleyebileceklerinin açıkça tartışılması suretiyle kusur durumlarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi sonrasında sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken, yazılı şekilde sanıkların asli kusurlu olarak tayini ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.