Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/8015 E. 2012/7931 K. 10.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8015
KARAR NO : 2012/7931
KARAR TARİHİ : 10.07.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2012 gün ve 2011/312 Esas, 2012/77 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … Karakuş vekilinin, 15.02.2012 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 20.03.2012 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, temyiz incelemesinin sanıklar müdafilerinin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında iftira suçundan verilen hükmün incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık … müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna iştirakten verilen hükmün incelemesinde;
Mağdurenin anlatımları, sanıkların savunmaları, bir kısım tanık beyanları ve tüm dosya içeriğinden, mağdure ve sanık …’nın birçok defa sanık …’ın işlettiği kuaför dükkanına geldikleri, sanık …’ın, mağdurenin rızası dışında dükkanında diğer sanık tarafından hürriyetinin kısıtlanmış olduğunu bildiğine ve bu suça iştirak ettiğine dair mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna iştirakten beraatine karar verilmesi gerekirken oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Sanık … hakkında verilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlerin incelemesine gelince;
Sanık …’nın aşamalarda mağdureyle rızasıyla ilişkiye girdiğine ilişkin savunmaları, mağdureyle sanık …’nın arkadaş olup birlikte gezdiklerine dair bir kısım tanık beyanları, en son olay tarihinden önce yaklaşık 2 ay boyunca mağdure tarafından sanığa çekildiği anlaşılan ve aralarındaki ilişkinin rızaya dayalı olduğunu gösteren mesaj tespit tutanakları, sanık … tarafından mağdureye rapor alınması ve velisi sıfatıyla sınıfını değiştirmesi, geçen bu uzun süre boyunca tehditle ilişkiyi girdiğini beyan eden mağdurenin hiç kimseye bu husustan bahsetmemesi ve tüm dosya içeriği karşısında, sanık …’nın mağdureye karşı eylemlerini rızayla gerçekleştirdiğinin kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle eylemleri tehditle ve zorla gerçekleştirdiğinin kabulü ile yazılı hüküm kurulması,
Sanık …’ya isnat edilen suçların oluşumuna ve niteliğini belirlemeye etkisi bakımından, doğum tutanağı onaylı suretinden resmi bir kurumda doğmadığı anlaşılan mağdure hakkında Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 22.03.2011 tarih ve 02281 sayılı raporda rapor tarihi itibarıyla 14-15 yaşlarında olduğunun belirtilmesi, rapor tarihinde mağdurenin nüfus kayıt tarihi itibarıyla 16 yaşında olup nüfusa tescil tarihinin de 13.04.1995 olması karşısında, bu çelişkinin giderilmesi açısından Adli Tıp Kurumundan mağdurenin yaşı konusunda görüş sorulup, suç tarihindeki gerçek yaşı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre tutuklu sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.