Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/25311 E. 2013/2154 K. 31.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25311
KARAR NO : 2013/2154
KARAR TARİHİ : 31.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olayın oluş şekline ilişkin katılanın beyanları ve sanığın savunmaları arasında çelişkilerin bulunması karşısında beyanlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre olay mahallinde keşif icrası da gözetilerek suçun vasfı belirlenerek sanık hakkında hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Sanığın olay sonrası kolluk görevlileri tarafından yakalandığında hırsızlık suçunu işlediğini kabul edip, çaldığı motorsikletin plakasını attığı yeri söylemesi üzerine plakanın temini ile müştekiye iadesinin sağlanması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdura rızasının olup olamadığının sorularak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen sonuç cezanın kısa süreli hapis cezası olması karşısında; sonuç cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince aynı Yasanın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilme zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi,
4-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmaması ve aynı Yasa’nın 35/3. maddesine göre sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
5-18 yaşını doldurmayan sanığa atanan zorunlu müdafiinin hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda, hazır bulundurulmamak suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 188/1. maddesine aykırı davranılması,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25/1.maddesi gereğince çocuklar hakkındaki yargılamaya Cumhuriyet Savcısının katılamayacağının gözetilmemesi,
7-Sanığın 18 yaşını tamamlamamış olduğu dikkate alanırak, bazı oturumların gizli yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 185. maddesine aykırı davranılması
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.