YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15158
KARAR NO : 2013/4724
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …ve … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten basit yaralama suçlarından sanık … …’ün yapılan yargılamaları sonunda; tüm sanıkların kasten basit yaralama suçundan beraatlerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine dair Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.09.2007 gün ve 2006/32 Esas, 2007/183 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kasten basit yaralama suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi sırasında mağdureyi adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bu nedenle mağduredeki mevcut yaralanmanın TCK.nın 109/2. maddesinde belirtilen suçun cebir unsurunu oluşturduğu, kabulde bu yönde olduğu halde, bu sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi,
CMK.nın 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklinde olduğu, böylece sanıklar … hakkında kasten basit yaralama suçundan usulünce dava açılmadığı halde bu suçtan da yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık beyanları, HTS raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin servisten inip yaya olarak evine gittiği esnada, sanıklar tarafından iştirak halinde zorla araca bindirilip ormanlık bir alana götürülmesi şeklinde gelişen olayda, atılı suçun tamamlandığı gözetilmeyerek, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabûlüyle TCK.nın 35. maddesi uyarınca sanıkların cezasında indirim yapılması, yine mağdure ile sanık … arasında
daha önce gönül ilişkisi yaşandığı, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işledikleri halde ek savunma verilerek cezalarında TCK.nın 109/5. maddesi ile artırım yapılmaması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.