YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6412
KARAR NO : 2022/290
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Sanığın eylemlerinin kül halinde basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde … köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın köye ait taşınmazlardan elde edilen makbuzsuz kira ve dut satışı gelirleri ile köyde ikamet eden …isimli şahsın arazisinden geçirilen yol nedeniyle köy bütçesinden ödenip iptali sonrası iade edilen para cezasını gelir olarak kaydetmediğinin, ayrıca köye ait banka hesabına da yatırmadığının, tahsil edilen bu paralardan gider makbuzları karşılığı harcananlar dışında kalan 19.200,00 TL’yi zimmetine geçirdiğinin kabulüyle hakkında basit zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında paraların köydeki çeşitli işlere ve köy yararına kullanıldığını belirtmesi, soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde ödeme yaptığı kişileri ve meblağları bildirmesi, burada ismi geçen ve bilgisine başvurulan bir kısım şahısların da savunmayı doğrulaması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkartılabilmesi için öncelikle bahse konu para cezasına ilişkin mahallinde araştırma yapılarak nedeninin ve iade edilip edilmediğinin ilgili kurumlardan sorularak tespit edilmesinden, akabinde savunmada belirtilen işlere ilişkin ödeme yapılan kişilerin tanık olarak dinlenerek yaptıkları işlerin ne olduğu ve karşılığı paraların sanık tarafından kendilerine verilip verilmediğinin öğrenilmesinden, bu işlerin sanığın görevli olduğu dönemde yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise harcama ve/veya yapım maliyetlerinin ne kadar olduğunun tespiti için gerektiğinde mahallinde teknik bilirkişilerin, sanığın ve sanıkla yakınlığı veya husumeti bulunmayan tanıkların katılımıyla keşif yapılmasından, keşfe katılan bilirkişilerce rapor tanzimi sırasında adli emanetin 2015/117 Esas sırasına kayıtlı ajanda, defter ve belgelerin de denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınarak değerlendirilmesinden, bu eksikliklerin ikmalini müteakip sanığın görev yaptığı dönemler belirlenip köyün tüm gelir ve giderleri, banka ve kasa mevcutları da esas alınmak suretiyle zimmetinde kalan para olup olmadığı konusunda Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık tarafından tahsil edilip defterlere kaydedilmediği gibi banka hesabına da yatırılmamak suretiyle gerçekleştirildiği kabul edilen ve tanık beyanlarıyla ortaya çıkan eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı dikkate alınmadan basit zimmet suçundan hüküm kurularak suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
Zimmet miktarına konu paraların farklı tarihlerde sanığın uhdesine geçtiği ve eylemlerinin kasa açığı niteliğinde olmadığı gözetilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nin 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu TCK’nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 12/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.