YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11148
KARAR NO : 2013/19523
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hırsızlık eyleminden uzunca bir süre sonra da olsa, sanık …’nın evinde yapılan arama sonucunda, yakınana ait iş yerinden çalınan eşyaların bir kısmı ile birlikte stok yapılması beklemeyecek derecede fazla miktardaki muhtelif gıda ve temizlik maddeleri, oyuncaklar, ev tekstili malzemeleri, mutfak araç ve gereçleri ile elektronik eşyaların ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; mahkemece, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş; yakınan …’ın 16/05/2008 tarihinde emniyette verdiği ifadesinde, sanık ile uzlaşmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünce benimsenmemiş; yakınan aşamalardaki beyanlarında, olay günü gece saat 03:15 sularında iş yeri alarmının ikaz vermesi üzerine olay yerine gittiğinde hırsızlık olduğunu tespit ettiğini belirttiği anlaşılmakla, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan gece vakti nedeniyle artırım yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamış; mahkemece verilen hükümde “ başkaca yasal ya da takdiri artırma ya da azaltma yapılmasına yer olmadığına “ şeklindeki yasal ve yeterli olan gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesinde yazılı takdiri indirim hükmünü de kapsar şekilde değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünce yerinde görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece tekerrüre esas alınan Anara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/07/2005 tarih ve 2004/397 Esas, 2005/89 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 29/01/2009 tarihinde kesinleşmesi karşısında; bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün gerekçe bölümünden tekerrüre esas alınan ilamın çıkarılarak, her bir suç bakımından verilen hüküm fıkralarına ayrı ayrı olmak üzere “ Sanığın Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02/11/2006 tarih ve 2006/402-793 Esas-Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan verilen erteli hapis cezasına ilişkin ilamın 10/11/2006 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesinde yazılı 3 yıllık süre içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümleleri yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.