Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12651 E. 2012/19337 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12651
KARAR NO : 2012/19337
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, geceleyin işyeri hırsızlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde ek kararla hüküm kurulması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
A-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, … hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Her iki sanık hakkında da hüküm kurulurken TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının seçimlik olarak uygulanması, ayrıca TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Sanık … yönünden, her iki suç için de tekerrüre esas kabul edilen Ereğli/Konya Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/850-2004/569 E-K.sayılı ilamında sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması karşısında, TCK’nın 58/5. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. maddesinin
uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi, ayrıca sanık … hakkında tekerrüre ilişkin TCK’nın 58. maddesinin uygulamasıyla ilgili kısımda “Sanık …’e ait” kelimelerinden sonra gelen “Ereğli/Konya Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/850 Esas 2004/569 Karar sayılı ilamı” ibaresi çıkartılarak yerine “Ereğli/Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/304-341 Esas-Karar sayılı ilamı” ibaresi eklenmek ve “infazda kazanılmış hak gözetilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’ün sanıklar suç işleme kararını verirken ve suç işleme sırasında bir ara olay yerinde bulunup suç işlendikten sonra da suça konu eşyaların evine getirilmesine rıza gösterdiği ve onları evinde muhafaza ettiği, dosya kapsamına göre sanığın suçun faili olduğu anlaşılmakla; Mahkemenin bu sanık hakkındaki uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2011 tarih, 2011/2-281 Esas-2011/285 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması ek savunma hakkını gerektirmeyeceğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüş benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
C-Sanıklar …, … ve … hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
İddianamede geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan bahsedilmesinin bu suçtan kamu davası açılması anlamına gelmediği, iddianamenin suç adı ve uygulanması istenen sevk maddesi kısımlarında bu suçtan bahsedilmediği, dolayısıyla bu suçtan sanıklar hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde CMK’nın 225/1. maddesine aykırı olarak sanıklar hakkında mahkumiyet tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.