YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10374
KARAR NO : 2013/37969
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat, düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin olarak diğer sanıklar … ve …’ın suç atma niteliğinde kalan anlatımları dışında hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi yerine aynı fıkranın (c) bendi uyarınca beraat hükmü kurulması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm ile sanıklar … ve … haklarında her iki mağdura yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
1-Sanık …’in, mağdur …’ın otomobilini hırsızladığına ilişkin olarak diğer sanıklar … ve …’ın suç atma niteliğinde kalan anlatımları dışında hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık …’in 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin “kullanma hırsızlığı” olarak kabulü ile şikayetten vazgeçme nedeniyle adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
2-Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklar … ve …’ın, geceden olduğu kuşku götürmez şekilde belirlenemeyen bir zaman diliminde, mağdur …’ın sokakta kapıları kilitsiz olarak park halinde bulunan otomobilini, sanık …’in 05.04.2011 tarihli oturumda alınan ifadesinde belirttiği şekliyle çay kaşığını kontak yuvasına sokarak otomobili çalıştırmak suretiyle hırsızlamalarını müteakip diğer mağdur …’a yönelik hırsızlık eyleminde kullandıktan sonra aynı kasaba içerisinde terk ettikleri olayda; 5237 sayılı TCK’nın 146. maddesinin son cümlesi hükmü gözetilerek, suça konu otomobilin sanıklarca suç işlemek amacıyla kullanılmış olması nedeniyle eylemin “kullanma hırsızlığı” olarak vasıflandırılmasına yasal olanak bulunmaması karşısında; sanıklar … ve …’ın, mağdur …’a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 37/1, 142/2-d, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin “kullanma hırsızlığı” olarak kabulü ile şikayetten vazgeçme nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
3-Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklar … ve …’ın, gece saat 03:30 sularında aynı zamanda sanık …’in dedesi olduğu belirtilen mağdur …’ın kapısı kilitsiz olan ağılından altı adet küçükbaş hayvanı, adı geçen mağdurun soruşturma aşamasında alınan 06.12.2010 tarihli kolluk, 15.12.2010 tarihli ek kolluk ve yine 15.12.2010 tarihli savcılık ifadelerine göre mağdurun rızası hilafına alarak mağdur …’a ait otomobile yükleyerek götürmek suretiyle hayvan pazarında sattıkları olayda; mağdur …’ın soruşturma aşamasındaki anlatımlarından farklı olarak kovuşturma aşamasında bahse konu hayvanları torunu olduğu belirtilen sanık …’e ödünç olarak verdiği yönündeki anlatımının açıkça adı geçen sanığı cezadan kurtarmaya yönelik olduğu da gözetilerek;
a)Nüfus kayıtları getirtilerek sanık …’in, mağdur …’ın torunu olup olmadığı hususu araştırıldıktan sonra, altsoyu olduğunun belirlenmesi durumunda 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddeleri uyarınca üstsoyu olan mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; altsoyu olmadığının belirlenmesi durumunda ise 5237 sayılı TCK’nın 37/1, 142/2-g, 143, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç işleme kasıtının bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi,
b)Sanık …’ın, mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 37/1, 142/2-g, 143, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç işleme kasıtının bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.