YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7267
KARAR NO : 2021/21785
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, ele geçirilemeyen bıçağı mağdur … ve …’e karşı korkutmak amacıyla kullandığının anlaşılması ve sanığın bu fiili nedeniyle hakkında silahla tehdit suçundan hükümler kurulması karşısında, ayrıca 6136 sayılı Yasanın 15/4. maddesi uyarınca cezalandırılamayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6136 sayılı Kanunun 15/4. maddesinde aynı Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında kalan ve bizatihi taşınması yasak olmayan “yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerini” hal ve şartlara göre sırf saldırı amacıyla taşımak eylemi yaptırım altına alınmıştır. Bu maddenin uygulanması için taşınan eşyanın 6136 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaması ve ancak bunların somut bir saldırı
gerçekleştirmek amacıyla taşınması gereklidir. Sayın çoğunluk ile ayrıldığımız konu ise; somut saldırının gerçekleşmesi ve sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi durumunda, ayrıca 6136 sayılı Kanunun 15/4. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
6136 sayılı Kanunun 15. maddesine 4. fıkranın eklenmesine yönelik 5728 sayılı Yasanın 158. maddesinin gerekçesinde bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucunun, her ne kadar aynı kanunun 4. maddesindeki yasa kapsamında olmasa da saldırıda kullanılması halinde aynı zararı doğurabilecek nitelikteki aletlerin sırf saldırı amacıyla taşınması halinde oluşan tehlikeyi önlemeye yönelik olarak bu hükmü ihdas ettiği anlaşılmaktadır. Bu fıkrada düzenlenen suçun bu nedenle salt tehlike suçu olduğunda kuşku yoktur. Tehlike suçlarında yasaklanan yani istenilmeyen sonucun meydana gelmesi halinde, tek eylemle hem tehlike suçu hem de zarar suçu gerçekleştiğinde TCK.nun 44. maddesi yollamasıyla daha ağır cezayı gerektiren suçtan mahkumiyet kararı verilmektedir. Örneğin; genel güvenliğin tehlikeye sokulması için ateş edilmesi halinde yaralama, taksirle trafik güvenliğinin tehlikeye sokulduğu durumda taksirle yaralama sonucunun doğduğu hallerde, tek eylemle iki ayrı suç işlendiği için ağır olan suçtan hüküm kurulacaktır. Dava konusu olayda ise 6136 sayılı Kanunun 15/4. maddesi kapsamında silah taşımak eylemi aynı zamanda yaralama suçunu oluşturmamakta yani tek fiil ile iki ayrı suç işlenmemekte, hareket ve sonuçları farklı iki ayrı fiil ve iki ayrı fiilin oluşturduğu iki ayrı suç söz konusudur. Yaralama suçunun 6136 sayılı Kanunun 15/1 veya 15/4 kapsamında kalan bir silahla işlendiğine bakılmaksızın yaralama suçundan verilen ceza TCK.nun 86/3-e maddesi uyarınca arttırılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında işbu dosyayla ilgili 4. Ceza Dairesinin 2014/43306 E. 2019/1397 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi iki ayrı fiilin iki ayrı suçu oluşturması nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün isabetli olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma gerekçesine iştirak etmiyorum. 29.11.2021