Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35091 E. 2021/12263 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35091
KARAR NO : 2021/12263
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.04.2021 tarih ve 2021/8429 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.06.2021 tarih ve KYB-2021/65633 sayılı ihbarname ile;
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.09.2020 tarihli ve 2020/112015 soruşturma, 2020/72763 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/3643 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüphelinin, müştekilerin de ortağı olduğu … Peyzaj İnş. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olup, adı geçen şirketin münferiden imzaya yetkili müdürü olduğu, olay tarihinde, temsil yetkisini kötüye kullanmak suretiyle ve diğer ortakların zararına olacak şekilde ait 3 adet gayrımenkulü ortağı olduğu … İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye devrettiği, yine şirkete ait tahsilat makbuzları ile teslim aldığı 5 adet çeki cirolayıp, çek bedellerini uhdesine geçirdiği iddiası ile şikayette bulunulması üzerine, şüphelinin beyanı alınmaksızın ve başkaca bir işlem yapılmaksızın söz konusu iddialar nedeniyle taraflar arasında hukuk davalarının devam ettiği, olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Şüphelinin ortağı olup münferiden temsil yetkisine sahip olduğu bahsi geçen şirkete ait mal varlıkları hakkında, kendi menfaati mukabili, diğer ortaklarının zararına işlem yapması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunda inceleme yapılması gerektiği, bu halde; öncelikle şüphelinin ifadesinin alınmasını takiben, aynı mesele ile ilgili olarak taraflar arasındaki İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/505 esasına kayden devam eden dava dosyası ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/193 esasına kayıtlı dosyanın getirtilerek değerlendirilmesi gerektiği, yine gerek görülmesi halinde iddia edilen hususlara dair adı geçen şirketlerin hesapları üzerinde inceleme yaptırılarak alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre, hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği gözetilerek, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekilerle birlikte … Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olan şüphelinin aynı zamanda bu şirketi tek başına temsil yetkisine sahip olduğu, bu temsil yetkisini kötüye kullanarak şirkete ait üç adet gayrimenkulü sadece kendisinin ortak olduğu bir başka şirkete devrettiği ve ayrıca şirkete verilmiş olan beş adet müşteri çekini, kendisine ciro ederek şirket hesabı yerine kendisi adına takasa verdiği, ortaklar arasındaki ticari ilişkideki mevcut temsil yetkisini kötüye kullanarak şirket malları üzerinde kendisi yararına tasarrufta bulunduğu iddia edilmiş olup, ihtilafın hukuki nitelikte olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; öncelikle şüphelinin ve müştekilerin detaylı beyanına başvurulması, taraflar arasında tapu iptali ve tescili ile çek iadesine ilişkin hukuk mahkemelerinde devam ettiği belirtilen dosyaların getirtilip incelenmesi ve gerekirse bu devir ve uhdeye geçirme iddiaları için şirketin hesapları üzerinde alanında uzman bilirkişiye inceleme yaptırılıp rapor alınması suretiyle soruşturmanın genişletilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.01.2021 tarihli, 2020/3643 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.