Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15822 E. 2012/20003 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15822
KARAR NO : 2012/20003
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanık … hakkında, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
A-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘’53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,B-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Hırsızlık suçunun konusunun çalınmak istenen aracın kendisini oluşturması durumunda araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
C-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Olay günü tornacılık yapan sanık … ile hakkında mahkumiyet kararı verilen …ın fındık evine bırakılan araçların bulunduğu yere giderken güvenlik güçlerini görüp kaçtıkları, sanık …’ın ilk mülakatta araç plakası vererek bu araçları parçalanmak üzere getiren kişilerin İsmail ve … olduğunu söylediği, verilen araç plakasının takibi ile Düzce şehir merkezinde sanık …’ın yakalandığının anlaşılması karşısında, araçta bulunan sigara izmariti ve kıl örneğinin sanıklara ait olup olmadığının araştırılması ve sanıkların olay tarihinde kullandıkları yada adlarına kayıtlı olan telefon hatlarının GSM şirketlerinden ve sanıklardan sorulduktan ve olayın olduğu tarihi kapsayacak şekilde bu hatların sinyal verdikleri baz istasyonlarını gösterir şekilde HTS raporları getirtildikten sonra, sanıkların olay tarih ve saatinde olay mahalinde bulunup bulunmadıkları, birbirleriyle görüşme yapıp yapmadıkları usulünce tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerekirken, sanıkların hayatın olağan akışına aykırı beyanlarına itibar edilerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.