YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15524
KARAR NO : 2011/9208
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gündüzün bina içinde hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Hükümlü … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüye mahkeme tarafından atanan müdafiinin temyiz dilekçesinde hakkında hüküm kurulmayan …’nın ismini yazdığı, ancak temyiz dilekçesi içeriğine göre hükmü hakkında mahkumiyet kararı verilen hükümlü … yönünden temyiz ettiği anlaşılmakla; … yönünden yapılan incelemede;
Hükümlü … hakkında kurulan 30.11.2004 gün ve 2004/97 E, ve 2004/1083 K.sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’e ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasanın 8/2.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için – iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2.hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinici hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nederlerle, … hakkında yeniden kurulan 2.hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa atılı hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesine göre hesaplanan 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi 17.10.2006 ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.