YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7551
KARAR NO : 2021/4186
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 3449 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının davalılarla birlikte hissedar olduğunu, bu taşınmazın daha önce … adına tapuda kayıtlı iken ölümü ile mirasçıları olan davalılara kaldığını, mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu bu yerin mirasçılardan … hissesine düştüğünü ve onun tarafından 30.10.1982 tarihli harici satış senedi ile davacıya satılarak zilyetliğinin devredildiğini, 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğunu, üzerine bina yapıldığını, mirasçılar arasındaki elbirliği halindeki mülkiyetin Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.02.2004 tarih, 2003/886 Esas, 2004/253 sayılı Kararı ile paylı mülkiyete çevrildiğini ve belli hisselerle tapuya bağlandığını, … isimli paydaşın payını davacıya devrettiğini belirterek; taşınmazdaki davalılara ait payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, tapulu taşınmazın harici satışının geçerli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya arasına getirtilen 917 ada 102 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında 1/2 pay nispetinde “…” ile yine 1/2 pay nispetinde “Yılancızade …i mirasçıları” adına verasette iştirakli olarak tespiti yapılmış ve 18.02.1986 tarihinde kesinleşmiştir. Bu taşınmazın imar uygulaması görmesi sonucu 3449 ada 1 parsel oluşmuştur. … mirasçılarından …’ın açtığı dava sonucunda Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.02.2004 tarihli kararı ile … terekesi iştirak halindeki mülkiyet durumundan paylı mülkiyete çevrilmiş ve 18.02.2005 tarihinde … mirasçılarının belirlenen paylarına göre tapuya tescil edilmiştir.
… payını 23.03.2005 tarihinde davacıya satış suretiyle devretmiştir.
TMK’nun 677. (MK.612) maddesine göre terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği TMK’nun 677. maddesine göre Noterlikçe düzenlenmesine bağlı isede; TMK’nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önce yapılan miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı olması yeterlidir.
Davacı … 30.10.1982 tarihli senette yazılı özel parselasyon ile ayrılan yeri …’dan satın almıştır. … mirasçılarından olan … da yine … mirasçılarından 13.12.1974, 20.03.1975, 14.07.1977, 23.12.1974, 15.12.1974, 18.12.1974, 12.12.1974 ve 17.12.1974 tarihli yazılı senetlerle miras paylarını satın almıştır. Miras hisseleri hakkında yapılan bu sözleşmeler MK’nun 612. maddesine göre geçerlidir. Davacı …’ın …’la yapmış olduğu sözleşme, mirasçılar arasındaki sözleşmeye katılma yetkisi vermez. Ancak paylaşma sonucunda mirasçılara özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. Başka bir deyişle … terekesi iştirak halinden 2005 yılında paylı mülkiyete dönüştükten sonra davalılar adına tescil edilen payları davacının talep hakkı doğmuştur. Bu durumda davanın toplanan delillere göre değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece, dava dışı … mirasçısı …’ın …’ın diğer mirasçılarından satın alıp bilahare davacı …’ye 30.10.1982 tarihli senetle sattığı yeri mevki ve hudutlarıyla belirlemek, senette sözü edilen özel parselasyon planını taraflardan istemek, kadastro ve imar paftaları ile çakıştırmak, satılan yeri belirlemek, …’ın 23.03.2005 tarih, 2126 yevmiye ile …’a yapmış olduğu 80/480 pay nispetindeki satışı göz önünde bulundurarak, satış senetlerine göre alacağı başka bir yer bulunuyorsa hisselerini …’a devreden mirasçıların payları nispetinde davanın kabulüne karar vermek gerekirken, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu olmak üzere, 22.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi