Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4914 E. 2021/10429 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4914
KARAR NO : 2021/10429
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, davanın değeri itibariyle kararın miktar yönünden kesin olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı davalı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, … İli … İlçesi … Mahallesi 131 ada 1 (eski 405 parsel) parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacıya ait olduğunu, 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesine dayalı olarak yapılan yenileme çalışmaları sonucunda davacıya ait taşınmazın, davalı Hazineye ait arazinin batı ve güney sınırında bulunan kuru dere lehine artırılarak tespit edildiğini ve böylelikle taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine, … İli … İlçesi … Mahallesi 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağının A harfi ile gösterilen 961,04 m2 lik alanı içerisine alacak şekilde 19.298,54 m2 yüzölçümlü olarak tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin ve davalı … vekilinin istinaf dilekçesinin kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Mersin Kadastro Mahkemesinin 2014/576 Esas, 2016/233 Karar sayılı 06.10.2016 tarihli karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararın temyize tabi olmadığına ilişkin ek kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinafa tabi olmadığına ilişkin ret kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılmak üzere, kararın istinafa tabi olmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ret kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin esasa ilişkin kararının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.