YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6760
KARAR NO : 2021/9179
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1.maddesine aykırılık ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
2-Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1. ve 67/2. maddelerine aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
3- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1.maddesine aykırılık ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
4-Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
5- Sanık … hakkında ; 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
6- Sanık … hakkında; Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
7- Sanık … hakkında;a- 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b-2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
8- Sanık … hakkında;
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
9- Sanık … hakkında;
2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
10-Sanık … hakkında;
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
11- Sanık … hakkında;
a- 2863 Sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62/1, 51/1-3-7-8.maddeleri gereğince mahkumiyet
b- Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından sanıkların beraatine ve mahkumiyetlerine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından, sanıklardan …, …, …, … hakkında kurulan hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan … müdafiinin 24/01/2013 tarihli celsede vekillikten çekildiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında sanık … müdafii olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Katılan vekilinin; sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Kültür ve Turizm Bakanlığının, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; … vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin, sanık …’ın 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçundan mahkumiyetine, katılan vekilinin sanık …’ın 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Olay yerinde yapılan incelemede 15 metre derinliğinde olduğu tespit edilen, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporu ile de 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında kalan alanda yapıldığı belirlenen kazı eylemine ilişkin olarak, sanıklardan …’ın aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu işlediğini ikrar ettiği, sanık …’ın da 04/03/2011 tarihinde Gelendost Sulh Ceza Mahkemesinde müdafii huzurunda verdiği ifadesinde kazı çalışmalarına katıldığını ikrar ettiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanık …’ın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin, sanıklar Hasan ve Kenan hakkında eksik ceza tayin edildiğine, Kenan hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3-Katılan vekilinin, sanıklar …, …, …’ın 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçundan beraatlerine, …,…’ın 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık suçundan beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dava konusu 4 adet eserin sanık … tarafından kolluk kuvvetlerine teslim edildiği, eserleri kendisine Hasan’ın verdiğini beyan ettiği, sanıklar… ve…’ın savunmalarında, eserlerle bir ilgilerinin olmadığını ileri sürdükleri, bu hali ile… ve…’ın 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık suçunu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı,
Sanıklar …, …, …’ın üzerlerine atılı kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı suçlamasını kabul etmedikleri, sanıkların olay yerinde suç üstü olarak yakalanmadıkları, tape kayıtlarının tek başına mahkumiyete yeter derecede delil teşkil etmediği, bu hali ile …, …, …’ın 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçunu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, kararın hukuka aykırı olduğuna, sanıkların suçunun sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
4-Sanıklar müdafiinin, sanıklar …, …, …, …, … hakkında vekalet ücretine yönelik olan temyiz talebinin incelenmesine gelince ise;
Aynı davada yargılandığı suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık suçlarından beraat eden, 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçundan ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık …, aynı davada yargılandığı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan beraat eden, 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçundan ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık …, aynı davada yargılandığı suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık suçlarından beraat eden, 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçundan ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık …, aynı davada yargılandığı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan beraat eden, 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesine aykırılık suçu açısından ise mahkumiyetine karar verilen sanık … hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, sanıkların beraat ettiği suçlar açısından vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanıklar müdafiinin bu yöndeki temyiz isteminin reddine ancak;
Sanıklar müdafiinin, 11/04/2012 tarihli dilekçe ile sanıklardan …’ın vekilliğinden çekildiği gözetilmeksizin, sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün vekalet ücretine ilişkin ” Sanıklar… ve… kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul ve takdir edilen 1.500 TL vekalet ücretinin kamudan tahsili ile sanıklar… ve…’e verilmesine,” cümlesindeki “Adnan” ibarelerinin çıkartılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
5- Katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin, sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talepleri incelendiğinde;
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık …’in, 17/12/2016 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA;
6- Katılan vekilinin sanık …’ın 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine aykırılık suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz talebi incelendiğinde ise;
Dava konusu 4 adet eserin sanık … tarafından kolluk ekiplerine teslim edildiği, …’in savunmasında dava konusu eserleri kendisine Hasan’ın verdiğini beyan ettiği…’ın kollukta verdiği ve savcılık aşamasında kabul ettiği ifadesinde, dava konusu eserleri kazı sırasında bulduklarını, malzemeleri satmak için…’in müşteri arayışına girdiğini, kendisinin de “senin kolun uzun, sen satarsın” denilmesi üzerine eserleri satmak amacıyla abisi…’e durumu bildirdiğini, ancak abisinin eserlerin değersiz olması nedeniyle ilgilenmediğini, son olarak eserlerin…’de kaldığını beyan ettiği anlaşılmakla;
Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanı tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.