Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/7575 E. 2021/18064 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7575
KARAR NO : 2021/18064
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükümlülük, HAGB, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, nakil aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ve suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen 22/05/2014 tarihli hükmün son fıkrasında tebliğden itibaren 7 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle yasa yoluna başvurmada sanık ve suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı ve gerekçeli kararın tebliği üzerine başvurulan temyizin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk …’nun hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığından temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek ve itiraz merciinde mahallinde değerlendirilme yapıldığından dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II-Sanık …’nun hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’nun atılı suçu inkar etmesi karşısında, 17/11/2013 tarihli olay tutanağında, aramanın dayanağı olarak gösterilen Uludere Sulh Ceza Mahkemesi’nin 21/10/2013 tarihli ve 2013/369 değişik iş sayılı önleme araması kararı dosyaya getirtilip, arama kararının ve aramanın hukuki olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında TCK’nun 52/2. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 52/1. maddesine atıf yapılmak suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.