Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/354 E. 2021/9028 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/354
KARAR NO : 2021/9028
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

1)Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinde kolluk görevlilerince Ankara 11.Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/213 sayılı Değ.İş sayılı arama kararına istinaden … parkı içerisinde GBT ve şüpheli şahıs uygulaması yapıldığı esnada durumundan şüphelenilen, kolluk görevlilerine herhangi bir kimlik belgesi ibraz edemeyen ve kendisini kardeşi olan “…” ismiyle tanıtan sanığın, GBT istasyonundan sorgulamasının yapıldığı, hakkında arama kaydı bulunduğunun anlaşılması üzerine kimlik tespiti için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildiği ve yapılan parmak izi incelemesi neticesinde gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında hakkında arama kaydı bulunduğundan gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu beyan etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde; sanığın beyan ettiği … ismiyle düzenlenen ve sanığın kimliğinin araştırılmasına yönelik tanzim olunan parmak izi ve fotoğraf kayıt formu dışında, dosyada düzenlenmiş herhangi bir tutanak bulunmaması ve kolluk birimlerinin alınan beyanları doğruluğunu araştırmakla görevli olması nedeni ile atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen “kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak” kabahatini oluşturtuğu, bu kabahat yönünden ise sanık hakkında … İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından 22.02.2012 tarihli idari yaptırım karar tutanağı düzenlendiği gözetilmeden, sanığın müsnet suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
2) Kabule göre de;Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi ile Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nın 53. Maddesine ilişkin uygulamada gözetilmesi ve sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 24.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.03.2007 tarih, 2005/954 Esas ve 2007/270 Karar sayılı ilamına konu TCK’nın 141/1 maddesindeki hırsızlık suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.