YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9071
KARAR NO : 2013/12551
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2012 gün ve 2012/64 Esas, 2012/94 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Her ne kadar 06.08.2010 tarihli duruşmada …, … ve …’nın katılmalarına karar verilmiş ise de, hükümden sonra katılanlar … ve …’ın 28.12.2012, Kübra’nın ise 02.01.2013 günün de şikâyetten vazgeçme dilekçesi verdiklerinden anılan katılma kararı hükümsüz kaldığından ve sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin süresinden sonra olduğu anlaşılmakla bu talebin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca, katılanlar vekilinin temyiz isteminin de anılan Kanunun 317. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız olarak sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca ”travma sonrası stres bozukluğu oluştuğu” yönünde rapor düzenlenmiş ise de; sanık ile mağdurenin aynı köyde yaşadıkları, olay öncesi gönül ilişkileri olduğunun ailesince öğrenilip, baskı yapılmasından kaynaklı olarak intihar girişiminde bulunan mağdurenin köy sakinleri tarafından kurtarıldığı, sanığa “beni kaçır” şeklinde mesaj çekmesi üzerine, tarafların buluşarak zor olmaksızın kaçtıkları ve cinsel ilişkiye girip hükümden sonra evlendikleri hususları gözetilerek; mevcut intihar girişimi de raporda değerlendirilerek, olayın üçüncü kişilerce duyulması ve aile baskısı nedeniyle mi yoksa sanığın eylemleri nedeniyle mi ruh sağlığında bir bozulma olduğu yönünde denetime olanak sağlayacak şekilde anılan kurumdan yeniden rapor aldırılmadan eksik rapora dayanılarak sanığın cezasının TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca artırıma tâbi tutulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2013 talihinde oybirliğiyle karar verildi.