Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/14941 E. 2021/11246 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14941
KARAR NO : 2021/11246
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5833 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5833 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A-1. maddesinde, “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme mevcut iken; hükümden sonra 10/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanununun marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasında “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Buna göre 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1. maddesinde yalnızca mal veya hizmet üretmek, satışa arz etmek veya satmak seçimlik hareketleri yaptırım altına alınmışken; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 30. maddesinde mal üretmek veya hizmet sunmak, satışa arz etmek veya satmak, ithal ya da ihraç etmek, ticari amaçla satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak eylemleri seçimlik hareketlere eklenerek marka suçlarının kapsamı genişletilmiştir.
Bununla birlikte 556 sayılı KHK’nın 61/A-1. maddesinde düzenlenen ceza süresi yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda sanıklar lehine değişiklik yapılmamış ve dolayısıyla 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesinin uygulanma olmamış ve bu nedenle marka hakkına tecavüz suçları yönünden suç tarihinde hangi yasal düzenleme yürürlükte ise sanık hakkında o yasal düzenlemenin uygulanacağı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sanığın şoförlüğünü yaptığı … plakalı yolcu otobüsü ile 26/08/2015 günü Türkiye’den çıkış yapmak üzere … gümrük kapısına geldiği ve otobüsün bagajında yapılan x-ray taraması neticesinde katılan firma adına tescilli taklit markaları taşıyan 78 çift ayakkabının ele geçirildiği, katılan firmanın sanık hakkında yasal şikayet süresi içerisinde şikayetçi olması üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde yerel Mahkemece sanığın taklit ayakkabıları satmak amacıyla yurt dışına çıkardığı şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmişse de;
Sanığın bu eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde yer alan seçimlik hareketlerin kapsamına girmediği anlaşılmış olup; 5237 sayılı TCK’nin 2. maddesinde “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” şeklinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince sanığa atılı eylemin kanunda öngörülen suç tarifine uymadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 28/09/2021 tarihinde karar verildi.