Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13209 E. 2012/1770 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13209
KARAR NO : 2012/1770
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

Fuhuş suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2009 gün ve 2008/284 Esas 2009/191 Karar sayılı hükümlerin ve sanık …’in bu hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair 16.07.2009 tarihli aynı sayılı Ek Kararın Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, temyiz edilen asıl kararda ise temyiz süresinin ne zaman başlayacağı gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık …’in 21.04.2009 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik 04.05.2009 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip Mahkemenin 16.07.2009 tarihli temyiz isteminin reddine dair Ek Kararı kaldırılarak, sanık … yönünden de işin esasına yönelik inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık …’in talimat mahkemesince savunması alınırken, duruşma tutanağına, sanığa iddianamenin okunduğu açıkça yazılmamış ise de, ”talimat yazısı ve ekleri okundu” denilmesi, talimat yazısı ekinde sadece iddianamenin bulunması ve iddianamedeki iddiaları karşılayacak şekilde savunma yapan sanığın aynı duruşmada ”iddianamede belirtilen bayanlar sadece arkadaşımdırlar” demiş olmasına göre, sanığa iddianamenin fiilen okunmasıyla birlikte bu hususun zapta kaydedilmesinin sehven unutulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu nedenle sanık … hakkındaki hükmün bozulmasını isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; mağdurların nüfus kayıtlarının getirtilmemesi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla temin edilen bu kayıtlardaki kimlik bilgilerinin mağdurların dosyadaki kimlik bilgileriyle aynı olduğu anlaşıldığından; fuhuş eylemlerinin mağdur sayısınca suç teşkil edeceğinin nazara alınmaması, sanık … hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken TCK.nın 58/6-7. maddesine aykırı olarak, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi, 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçlarda mükerrir olan sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan önceki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinin yeterli olduğu, ayrıca infazının gerekmediği gözetilmeden, sanık …’in dosyadaki adli sicil kaydında yer alan fuhuş suçundan 3 yıl hapis cezasına ilişkin Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2004 gün ve 119/196 sayılı mahkûmiyet hükmünün yeni suçun işlendiği tarih olan 22.10.2006’dan sonra 25.09.2007 tarihinde infaz edilmiş olmasına mukabil, suç tarihinden önce ve tekerrür süresi içerisinde 07.10.2004’te kesinleştiğinin anlaşılması karşısında bu sanık hakkında da mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz bulunmadığından; bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia, savunmalar ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.