Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/9362 E. 2012/21882 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9362
KARAR NO : 2012/21882
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında sanık …’in baba adının, sanık …’nin nüfusa kayıtlı olduğu mahalle bilgisinin, sanık …’ın ise nüfusa kayıtlı olduğu il-ilçe-mahalle bilgisinin yazılmaması, mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik olarak görülmüş; iddianamede müsaderesi talep edilen, adli emanetin 2003/3327 sırasına kayıtlı tornavida hakkında bir karar verilmemesi, bu konuda her zaman karar verilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK uygulamasında hırsızlık suçunun yanı sıra 151/1. maddede düzenlenen mala zarar verme ve 116/1, 119/1-c maddelerinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından ve mevcut uygulama her durumda sanık lehine olduğundan; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; anılan madde hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun iştirak halinde işlenmesi dolayısıyla sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderinin ‘‘müteselsilen tahsiline’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘Sarfına sebebiyet verdiği 10 TL yargılama giderinin sanık …’ten tahsili ile hazineye irat kaydına’’ ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği, somut olayda sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasa’nın 116/1, 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlali ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi,
3-Suçun iştirak halinde işlenmesi dolayısıyla sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 17.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.