Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2042 E. 2012/2573 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2042
KARAR NO : 2012/2573
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

Irza geçme ve bu suça iştirakten sanıklar …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar Zinnet, Mehmet ve Gülsen’in beraatlerine, sanık …’ın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine dair Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.04.2006 gün ve 2004/288 Esas, 2006/103 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Şikâyetçi olan mağdure vekilinin 26.11.2004 tarihinde usulüne uygun olarak mağdure adına katılma dilekçesi sunduğu, aynı tarihli celsede mahkemenin sehven mağdurenin annesi olan …’in kendi adına asaleten mağdure adına velâyeten kamu davasına katılmasına karar verdiği görülmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure Esma … Tekin’in davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine uygun kabule göre, sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nın 416/son maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık … hakkında karar tarihi olan 25.04.2006’dan inceleme tarihine kadar, sanıklar Zinnet ve Mehmet’in savunmalarının alındığı 11.05.2004 tarihli ile sanık …’in savunmasının alındığı 07.01.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.