Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/5141 E. 2021/11457 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5141
KARAR NO : 2021/11457
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Terör örgütü propagandası yapmak
Hüküm : 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tüm dosya kapsamı, 03.10.2014 ve 07.05.2015 tarihli araştırma raporları, 10.10.2014 tarihli CD izleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görülmediğinden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
AİHS’nin 11. ve Anayasanın 34. maddelerinde teminat altına alınan barışçıl olarak toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik esaslarına dayanan demokratik toplum için, ifade özgürlüğünün gerçekleştirilme yöntemlerinden biri olması nedeniyle kollektif temel haklardandır. Temelde ifade özgürlüğüne dayandığından kullanılış tarz ve şekli itibariyle belirli ölçüde abartı ve tahriki de kapsar.
Mutlak bir hak olmaması nedeniyle sözleşmenin 11/2 ve Anayasanın 34/2 maddelerinde sayılan meşru sebeplerle sınırlandırılabilirse de sınırlamaya dayanak olan bu sebeplerin istisna olmaları gözetilerek hakkın özüne dokunacak biçimde geniş yorumlanmaması gerekir. Soyut bir kamu düzeni tehlikesine dayanarak hakkın yasaklanması ya da yaptırıma tabi tutulması haksız bir müdahale oluşturur. (İvanov ve diğerleri – Bulgaristan davası) Başkalarının hak ve özgürlükleri ve kamu düzeni ile söz konusu hak çatıştığında olaysal olarak, hakka yönelen müdahalenin, meşru amaca dayanıp dayanmadığı, demokratik toplum için gerekli olup olmadığı ve orantılılığın gözetilip gözetilmediği değerlendirilerek adil bir dengenin kurulması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında, somut olay incelendiğinde; Kobani’de yaşanan olaylara yönelik protesto gösterisi yapan, PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a ait posteri taşıyan ve örgütünün cebir ve şiddet eylemlerini övücü slogan atan grubun içerisinde yer almasına rağmen sanığın terör örgütü lehine slogan attığına, örgüte ait simge ve afiş taşıdığına ilişkin dosyada delil bulunmaması ve 07.05.2015 tarihli araştırma tutanağına göre güvenlik güçlerinin verdiği sürede grubun olaysız dağılmış olması gözetilerek delillerin takdirinde hataya düşülerek müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK’nın 52/4 maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.