YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/861
KARAR NO : 2022/233
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 3. İş Mahkemesi
Dava, yaşamını yitiren oğlu üzerinden bağlanan ölüm aylığının iptal edilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile menfi tespit ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, dava dilekçesinde özet olarak; davacının oğlu İbrahim ‘in 13/02/2005 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, davalı kurum tarafından 9810056813 tahsis numarası ile ölüm aylığı bağlandığını ayrıca Kurumca davacının oğlunun iş kazası neticesinde vefat etmesinden dolayı 13/02/2005 tarihinden itibaren gelirde bağlandığını daha sonra ölüm aylığı şartları oluşmadığı için davacının Kurum tarafından ölüm aylığının 01.01.2006 tarihi itibarı ile kesilip 19.08.2012 tarihleri arası 18.333,88 TL yersiz ödeme iddiası ile davacıya borç çıkarıldığını belirterek davalı kurum tarafından haksız ve yersiz olarak kesilerek ölüm aylığının iptal edilmesi ve davacıya borç çıkarılması işleminin iptal edilerek davacının, aylıklarından yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuka aykırı olduğunu, davanın … iş mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davacının aylıklarından yapılan kesintilerin iadesine ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından kuruma dava açmadan önce müracaat edilmediğini, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, mevzuat hükümlerine uygun olarak geriye dönük olarak yersiz ödenen aylıkların davacıya borç olarak çıkartıldığını, dava konusu olayda kurumca yasalara uygun davranıldığını, hukuki yararından yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; “Davanın kısmen kabulü ile; Kurumca davacıya tahakkuk ettirilen 18.333,88 TL borca ilişkin olarak borcun hesaplanmasında 5510 sayılı yasa madde 96 /b fıkrasının gereğinin uygulanmadığı ve davacının kuruma 18.333,88 TL kadar borcu olmadığından, borç tahakkuku işleminin iptaline, Davacının aylığın kesilmesine yönelik kurum işleminin iptali talebinin ve kesintinin iadesine yönelik talebinin reddine ” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; “İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, ” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili; davacının, davalı kurum tarafından bağlanan aylığın kesilmesine yönelik kurum işleminin iptal ve kesintilerin iadesi yönündeki talebinin reddi yönündeki kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek;
Davalı vekili; davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava açmadan önce kuruma müracaat edilmemiş olduğundan dava şartının tamamlanmadığını dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kurumca geriye dönük olarak yapılan hesaplamanın doğru olup mahkemece geriye dönük borç tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, kurumun yaptığı işlemin yasaya uygun olduğunu, hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Yersiz ödenen aylıkların geri istenilmesine ilişkin, mahkemenin 5510 sayılı Yasa’nın 96/b maddesi kapsamındaki yaklaşımı yerinde görülmüş ise de; 5510 sayılı Yasa’nın 96/b maddesi “Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermekte olup, Kurum işlemine konu alacağın hangi dönemlere ait olduğu davalı Kuruma sorularak netleştirilip, hatalı işlemin tespit tarihi belirlenerek, geriye doğru beş yıllık süre hesaplaması yapılıp davacının yaptığı ödemelerin sonuca etkisi de gözetilerek ve giderek faiz başlangıcının da usule uygun hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde infaza elverişsiz hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.01.2022 gününde karar verildi.