Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9385 E. 2021/12580 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9385
KARAR NO : 2021/12580
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve bir kısım davalılar …, …, …, …, … , …, …, … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ”kadastro sırasında dava konusu parsellere revizyon gören 1289 Mayıs yoklama 243 nolu sicilden gelen Mayıs 1957 tarih ve 13 nolu tapu kaydının dava konusu 817, 823, 824, 825, 826, 827, 828 ve 829 sayılı parseller ile dava dışı 815, 816, 818, 929 ve 930 sayılı parsellerin tamamına revizyon gördüğü, tapu kaydının miktarı 15.623 metrekare ve sınırları doğusu: … oğlu …, … ve kuzeyi: … oğlu …, güneyi: Koru olup, güney sınırı itibariyle koru okuması nedeniyle değişebilir sınırlı kayıtlardan olduğu, 1958 tarihli memleket haritası ve bu haritanın yapımına esas 1956 tarihli hava fotoğrafında yeşil alanda kaldığı ve çalılık ve yapraklı ağaçlarla kaplı, eğiminin yüksek olduğu mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, dayanak tapu kaydının zemine usûlünce uygulanmadığı, dava konusu ve dava dışı olan parselleri miktar ve sınırları itibariyle kapsayıp kapsamadığının tespit edilmediği, bu kaydın tüm revizyonlarının kadastro müdürlüğünden sorulmadığı, miktarın aşılıp aşılmadığı ve miktar fazlası yönünden zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılmadığı, komşu parsel kayıtlarına dayanak alınan tapu kayıtlarının uygulanmadığı, dava konusu taşınmaza dayanak tapu kaydı sınırları ve komşu parsellerin kayıt sınırlarının parsel malikleri ile bağ kurularak tespit edilmediği açıklanarak, yapılacak keşif ve toplanacak delillerin sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 2016/21 (1988/145) Esas sayılı dava dosyasında, davacı Maliye Hazinesinin davasının kabulüne, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan eski 823 parsel (yeni 4771 ada 1 parsel) sayılı, eski 826 parsel (yeni 4771 ada 28 parsel) sayılı ve eski 827 parsel (4771 ada 26 parsel) sayılı taşınmazların kadastro komisyonu kararının iptaline, taşınmazların fındık bahçesi niteliği ile uygulama kadastro tutanaklarındaki sınırları ve 4771/1 parselin 832,28 metrekare, 4771/26 parselin 3.556,71 metrekare ve 4771/28 parselin ise 3.641,09 metrekare yüzölçümleri ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline; birleşen 1988/189 Esas sayılı dava dosyasında, davacı Maliye Hazinesinin davasının kısmen kabulüne, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan eski 817 parsel (yeni 4773 ada 3 parsel) sayılı sayılı taşınmazın 4.6.2018 tarihli teknik bilirkişi ek raporuna ekli haritada D harfi ile gösterilen 3.045,98 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro komisyonu kararının iptaline, taşınmazın bu bölümünün fındık bahçesi niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, taşınmazın ifrazdan sonra kalan ve aynı haritada C harfi ile gösterilen 1.813,05 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise fındık bahçesi niteliği ve aynı ada ve parsel numarası ile kadastro komisyonu kararındaki gibi … oğlu … adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4.6.2018 tarihli haritanın karara eklenmesine; birleşen 1988/148 Esas sayılı dava dosyasında, davacı Maliye Hazinesinin davasının kabulüne, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan eski 825 parsel (yeni 4771 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın kadastro komisyonu kararının iptaline, taşınmazın fındık bahçesi niteliği ile uygulama kadastro tutanağındaki sınırları ve 6.611,11 metrekare yüzölçümü ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline; birleşen 1988/149 Esas sayılı dava dosyasında, davacı Maliye Hazinesinin davasının kabulüne, dava konusu Ordu İli, Altınordu İlçesi, … Mahallesinde bulunan eski 828 parsel (yeni 4771 ada 24 parsel) sayılı ve eski 829 parsel (4771 ada 22 parsel) sayılı taşınmazların kadastro komisyonu kararlarının iptaline, taşınmazların fındık bahçesi niteliği ile uygulama kadastro tutanaklarındaki sınırları ve 4771/22 parselin 5.091,60 metrekare ve 4771/24 parselin 1.044,63 metrekare yüzölçümleri ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline; birleşen 1988/141 Esas sayılı dava dosyasında, davacı Maliye Hazinesinin davasının kabulüne, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan eski 824 parsel (yeni 4771 ada 2 parsel) sayılı taşınmazın kadastro komisyonu kararının iptaline, taşınmazın fındık bahçesi niteliği ile uygulama kadastro tutanağındaki sınırları ve 898,13 metrekare yüzölçümü ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalılar … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalılar … ve müştereklerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, tapu miktar fazlası olan bölümlerin Hazine adına tescillerine karar verilmiş ise de, bu bölümlerin orman vasfında olup olmadıkları, orman değillerse zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında usulünce bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle, ava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri belirlenmeli ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun’u ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve müştereklerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 16.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.