Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8342 E. 2021/11123 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8342
KARAR NO : 2021/11123
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesi … köyünde kain 3095, 3176, 3177, 3509 ve 4322 parsel sayılı sırasıyla 52.000, 35.600, 33.100, 64.000 ve 24.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 1979 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında mera olarak kullanılmaları nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış, kadastro tutanakları askı ilan süresi içinde itiraz edilmediğinden kesinleştirilerek mera özel siciline kaydedildikten sonra, 2015 yılında 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine göre yapılan tespit ve tahdit çalışmalarında mera parseli olarak tespit edilmiş ve mera tahsis çalışmaları 15.12.2014-15.01.2015 tarihleri arasında askıya çıkartılarak mera tahsis kararı kesinleştirilmiştir.
Davacı … idaresi, mera olarak tespit ve tahdit edilen 3095, 3176, 3177, 3509 ve 4322 parsel sayılı taşınmazların memleket haritası ve amenjman planında orman olarak gözüktüğünü, taşınmazların eylemli halleri, eğimleri, bitki örtüleri ve civar arazi özellikleri itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, mera olarak yapılan tahsisin iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kamu orta malı olarak mera vasfıyla kayıtlı tapu kayıtlarının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin istinaf istemi, dava konusu taşınmazların mera özel sicil kaydı ile mera tespit komisyonu tarafından yapılan tespit, tahdit ve tahsisinin iptaline karar verilmesi gerekirken tapu kayıtlarının iptaline kararı verilmesi doğru olmadığından bahisle, Bölge Adliye Mahkemesince talep kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların mera özel sicil kayıtları ile mera tespit komisyonu tarafından yapılan tespit, tahdit ve tahsislerinin iptaliyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekilince temyize edilmiştir.
Yargılama aşamasında aldırılan 11.04.2016 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğu; aynı tarihli orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların hava fotoğraflarındaki durumu incelenmemiş ancak sonuç olarak taşınmazların ormanlık arazi ve orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş olup, bu haliyle söz konusu bilirkişi raporlarında, taşınmazların nitelikleri hususunda çelişki oluştuğu halde, İlk Derece Mahkemesince raporlar arasındaki çelişki giderilmeden dava kabul edilmiş, İlk derece Mahkemesi kararını kaldıran ve yeniden esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesince de sözkonusu çelişki giderilmemiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince, öncelikle çekişmeli taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğünün web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre taşınmazların mera olarak ilk tespit tarihi olan 1979 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, taşınmazlara komşu durumda bulunan taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler celbedilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat, orman ve fen bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmek suretiyle, taşınmazların niteliğinin ne olduğunu denetime elverişli şekilde belirtir, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette heyet raporu düzenlenmesi istenilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK’nin 373/2 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.