Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/10538 E. 2013/10570 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10538
KARAR NO : 2013/10570
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

Cinsel taciz suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair …Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2010 gün ve 2010/77 Esas, 2010/330 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin 16.10.2008 tarihli şikâyet dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında belirttiği, sanığın 2008 yılının 9. ayına kadar devam eden “sen çok güzelsin, kocan sana yakışmıyor, bu güzelliğini ziyan etme, bu konuştuklarımızı kimseye söyleme, ikimiz için de iyi olmaz” şeklindeki sözle cinsel taciz eylemlerinden dolayı zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
16.10.2008 tarihli şikâyet dilekçesinde ve mağdurenin aşamalardaki beyanlarında, sanığın mağdureye karşı “sen çok güzelsin, kocan sana yakışmıyor, bu güzelliğini ziyan etme, bu konuştuklarımızı kimseye söyleme, ikimiz için de iyi olmaz” şeklindeki sözle cinsel taciz eylemlerinin 2008 yılı 9. ayındaki Ramazan bayramına kadar devam ettiği belirtilmiş ise de, 25.02.2010 tarihli iddianamede sanığın bu eylemlerinden dolayı kamu davası açılmadığı, sadece 2007 yılı mart veya nisan ayları içinde gerçekleştiği anlaşılan mağdureye kadın iç çamaşırı alarak vermek suretiyle cinsel tacizde bulunmak eyleminden dolayı kamu davası açıldığı, cinsel taciz suçunun soruşturması ve kovuşturması takibi şikâyete bağlı suçlardan olduğu ve mağdure vekili tarafından 16.10.2008 tarihinde şikâyette bulunulduğu, mağdurenin fiili ve failin kim olduğunu bildiği suç tarihinden (2007 yılı mart-nisan ayları) itibaren TCK.nın 73/1. maddesinde öngörülen altı aylık süre içinde şikâyetçi hakkını kullanmadığı anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı
gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1. maddesine dayanılarak 5237 sayılı TCK.nın 73 ve 5271 sayılı CMK.nın 223. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.