Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3600 E. 2012/4994 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3600
KARAR NO : 2012/4994
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2007 gün ve 2006/92 Esas, 2007/334 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin bakıcısı olan sanığın annesinin, mağdureyi kendi evine götürmesi sonucu eylemin gerçekleştidiği anlaşılmasına göre, mağdure üzerinde bakım-gözetim yükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 103/3. maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmişse de, aynı Kanunun 103/6. maddenin tatbiki nedeniyle sonuç cezanın değişmeyeceği anlaşıldığından bu aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde:
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçuna ilişkin zamanaşımı yönünden sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 24.03.2004 tarihi ve inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.