Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/36541 E. 2013/8728 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/36541
KARAR NO : 2013/8728
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayda atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından yakalanarak karakola getirilen sanığın, evrakı ayrılan Rifat Kalay ile birlikte kolluk görevlilerini tehdit ettiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c maddesine uyan birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçun oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suçun nitilendirmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi ve sanığın birden fazla kolluk görevlisine karşı tehdit eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinden artırım yapılmaması ve ayrıca sanığın, konut dokunulmazlığını bozma suçunu evrakı ayrı görülen arkadaşı Rifat Kalay ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmamış olması sebebiyle, 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi gereğince ceza 1 yıl 6 ay olarak belirlenip, TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 indirim yapılarak 1 yıl hapis olarak belirlenmiş ve aynı Yasanın 50/1. maddesindeki adli para cezası veya seçenek yaptırımlardan birine çevirme müessesenin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezasına bir kat arttırım yapılmak suretiyle 2 yıl 12 ay olarak belirlenip TCK’nın 31/3. maddesi gereğince hapis cezası 2 yıl olarak belirleneceğinden ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı 50/1. maddesi gereğince adli para cezasına veya seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen tebliğname gibi ONANMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.