YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3311
KARAR NO : 2021/18038
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat, çaylar ile nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan uygulama sırasında sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın uygulama noktasına 50 metre kala durması üzerine şüphelenilerek aracın yanına gidildiği sırada diğer sanık …’in sevk ve idaresindeki … plakalı aracın, … plakalı aracın durdurulduğu yere yakın bir yerde durarak geri geri gittiğinin görülmesi üzerine bu kez … plakalı aracın kolluk tarafından durdurulduğu, sanık …’a neden durduğu ve geri geri gittiği sorulduğunda dönecek olduğu kavşağı geçtiğini ve onun için geri geri gittiğini belirttiği, çelişkili beyanlar ve şüphe üzerine önleme araması kararına istinaden … plakalı araçta yapılan aramada, aracın kasa kısmında her biri 9’ar kiloluk 45 adet toplam 405 kg üzerinde “…” yazılı koliler ve 36’şar kiloluk 78 adet toplam 2808 kg üzerinde “…” yazılı beyaz çuvallar içerisinde toplam 3213 kg kaçak çay ele geçirildiği olayda; soruşturma devam ederken … isimli firmanın sahibi sanık …’nın savcılığa dilekçe vererek alıkonulan 2808 kg … marka çayların kendisine ait olduğunu ve faturalı olduğunu belirttiği, kolluk savunmasının da bu doğrultuda olduğu, ancak sanık …’ün mahkemede alınan savunmasında, iddianameye konu çayların kendisine ait ve faturalı olduğunu, ele geçen çayları … firmasından satın aldığını beyan ettiği, sanık …’ın mahkemede alınan savunmasında, sanık …’ün kendisine elinde çay olduğunu, faturalı olduğunu, … ilçesine 250 TL karşılığında götürmesini istediğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, pişman olduğunu beyan ettiği cihetle,
Dosyaya ilk etapta ibraz edilen faturanın 27/12/2010 tarihli olduğu ve … isimli firma tarafından … firmasına kesildiği, bu faturaya ilişkin alınan 13/08/2015 tarihli bilirkişi raporunda … firmasının 27/12/2010 tarihinde … firmasından almış olduğu çayın raf ve depo ömrünün 3 yıl olması nedeniyle 01/10/2014 ve 02/10/2014 tarihlerinde kesilen sevk irsaliyesindeki siyah çayların alınan çaylara ilişkin olmadığının belirtildiği, keza … firması yetkilisi …’ın alınan beyanında da faturanın işyerine ait olduğunu, ancak faturanın 2010 yılına ait olduğunu, şirketine ait fatura kullanılarak, yasal olmayan yollardan çay satışı yapıldığını düşündüğünü beyan ettiği, dosya kapsamında bulunan … firması tarafından … San Ticaret isimli firmaya kesilen 01/10/2014 tarihli 1808 kg çaya ilişkin sevk irsaliyesinin ele geçen çayları karşılamadığı, 02/10/2014 tarihli 1000 kg çaya ilişkin sevk irsaliyesinin ise olay tarihinden sonrasına ait olduğu ve her iki sevk irsaliyesinin dava konusu çay miktarı olan 3213 kg çayı karşılamadığı, yine sanık …’ün savcılığa verdiği dilekçede ve kolluk ifadesinde 2808 kg … marka çayın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, ancak mahkeme savunmasında iddianameye konu çayların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, dosyaya daha sonra sunulan … firmasından … firması adına düzenlenmiş 01/10/2014 tarihli 3300 kg ithal torbalı siyah çaya ilişkin faturanın ise yakalamanın yapıldığı tarihte … ilinde kesildiği, soruşturma aşamasında yalnızca 2808 kg … marka çayın kendisine ait olduğunu beyan eden sanık …’ün mahkemede iddianameye konu çayların kendisine ait olduğunu beyan etmesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sunulan faturaların ve sevk irsaliyelerinin de dava konusu çayları karşılamadığı gibi suç tarihinde ibraz edilmediği ve suçtan kurtulmaya yönelik olarak daha sonra düzenlendiği anlaşılmakla; sanıkların iştirak halinde üzerlerine atılı suçu işledikleri gözetilerek mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek yasal dayanaktan yoksun deliller gözönüne alınarak yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.