YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9461
KARAR NO : 2021/12266
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı … İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi, … İlçesi … Köyü 134 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde bulunduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, davacı … İdaresi vekili tarafından hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusu HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş, bu kararın davacı … İdaresi tarafından temyizi üzerine, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı davacı … İdaresi vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/614 Esas, 2018/731 Karar sayılı kararıyla, Şereflikoçhisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/77 Esas, 2016/370 Karar sayılı ve 25.01.2018 tarihli temyiz talebinin reddine dair Ek Kararının kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/987 Esas, 2017/1067 Karar sayılı kararı miktar itibariyle kesin olup temyiz kanun yoluna başvurulamayacağından, davacı … İdaresi vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin HMK’nin 346, 352/1, 362/1-a, 366. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, 24.10.2017 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir. Bu nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin 31.05.2018 tarihli ek kararı kaldırılarak temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.