YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6929
KARAR NO : 2013/464
KARAR TARİHİ : 24.01.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2008 gün ve 2007/142 Esas, 2008/76 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdure vekilinin sanığın cezalandırılmasını istediğini beyan ettiği ve mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve vekil Av. …’nın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin sair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç isnadı için hiç bir neden bulunmayan yaşı küçük mağdurenin, samimi görülen 22.06.2007 tarihli vekili huzurunda alınan kolluk ifadesi, müşteki …’nın beyanı, sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin kendisini bırakmasını ve istemediğini söyleyerek engel olmaya çalışmasına rağmen, sanığın mağdureyi zorla tutup kendisine çekmek suretiyle eylemlerini cebir kullanarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında basit cinsel istismar suçundan TCK.nın 103/4 ve kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma suçu açısından ise TCK.nın 109/2. maddelerinden, yine sanığın mağdureye yönelik gerçekleştirdiği basit cinsel istismar eylemini değişik zamanlarda aynı suç işleme kararı ile bir çok kez işlediğinin anlaşılması karşısında, ek savunma verilerek zincirleme suça ilişkin TCK.nın 43. maddesi uyarınca cezalarında arttırım yapılmaması,
Sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının tespiti için mağdurenin olaydan dolayı ruh veya beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, oluşacak bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken …Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca, usulüne uygun teşekkül etmeyen iki kişilik uzmanlık alanları belli olmayan heyet tarafından düzenlenen 01.02.2008 tarihli raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.