Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/5042 E. 2021/7033 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5042
KARAR NO : 2021/7033
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan kurumun gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Suç tarihinde … denklik biriminin … masasında memur olarak çalışan sanığın, nüfuz ticareti suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen …’dan denklik başvurusunun olumlu sonuçlanması için bu hususta karar vermeye yetkisi olmadığı halde işin gördürüleceği vaadiyle 1.500 TL menfaat sağlayarak nüfuz ticareti suçunu işlediği kabulüyle hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanığın denklik başvurusunda bulunan şahısların gerekli koşullara sahip olup olmadığı hususunda inceleme yaparak rapor düzenleme yetkisinin olması ve bu rapora dayanılarak başvurunun değerlendirilmesi karşısında yapılan işin sanığın görevi kapsamında olduğu, rüşvet suçunun menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edildiği anda tamamlanacağı ancak kamu görevlisinin görevinin ifası ile ilgili bir işi yapması veya yapmamasına bağlı olarak kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanması hususunda kamu görevlisiyle iş sahibinin serbest iradeleri ile rızaları uyuşarak rüşvet anlaşması yapılmasının da suçun oluşumu için yeterli olduğu, …’ın tüm aşamalardaki beyanlarında sanık …’ın kendisinden borç para istediğini bildirdiği, sanığın ise …’ın kendisinin bilgisi olmadan kızının hesabına para yatırdığını savunduğu, söz konusu paranın hesaba yatırıldığı tarihin iddiaya konu raporun düzenlendiği tarihten sonra olması da nazara alındığında tüm dosya kapsamına göre rüşvet anlaşmasının her türlü kuşkudan uzak ve kesin bir şekilde ispatlanamadığı, diğer yandan TCK’nin 255. maddesinde düzenlenen nüfuz ticareti suçunun haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmak üzere, kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olan kişi ile bu kamu görevlisine bir iş gördürecek olan kimse arasında ancak kamu görevlisinin bilgisi dışında gerçekleşen doğrudan ya da aracılar vasıtasıyla nüfuz sahibine veya bir başkasına menfaat temin edilmesi yahut bu doğrultuda menfaat temini hususunda anlaşılması veyahut da reddedilmiş olmasına rağmen menfaat talebi, teklifi veya vaadinde bulunulması olarak tanımlanabileceği, somut olayda sanığın anılan maddenin aradığı biçimde nüfuzunun da bulunmadığı, bu haliyle sanığın rapor düzenlendikten sonra …’dan para almak suretiyle mağduriyetine sebebiyet vermek şeklindeki eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde nüfuz ticareti suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK’nin 255/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca sadece hapis cezasında artırım yapılması gerekirken adli para cezasında da artırım yapılarak 3 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası yerine 3 yıl hapis ve 7 gün adli para cezası, takdiri indirim yapılırken de 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sonuç adli para cezasının fazla tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nin 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Suçun 5237 sayılı TCK’nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasa’nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.