Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10757 E. 2021/12268 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10757
KARAR NO : 2021/12268
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ : Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı … İdaresi ve davalı … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı … İdaresi ve davalı … vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi, … İli … İlçesi …/… Mahallesi 112 ada 191 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü kısmen reddine, dava konusu taşınmazın Harita ve Kadastro Mühendisi raporu ve krokisinde A harfi ile belirtilen 1.401,02 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı … İdaresi ve davalı … tarafından hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı … İdaresi ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kısmen orman sınırları içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan ve bilirkişilerce uygulamaya esas alınan orman kadastrosuna ilişkin 38 sayfa numaralı açıklama ve işe başlama tutanağı ile 41 sayfa numaralı işi bitirme tutanağının 03.11.1986 tarihli, 42 sayfa numaralı sonuçlandırma tutanağının 23.01.1987 tarihli, çekişmeli taşınmazla ilgili olan 31, 32 ve 33 OS nolu orman sınır noktalarına ilişkin çalışma tutanaklarının ise 11.10.1978 tarihli olduğu görülmektedir. Dosya içerisinde 1986 yılında yapılan orman kadastrosuna ait 39 ve 40 sayfa numaralı çalışma tutanakları bulunmadığından, orman bilirkişi raporunda 58 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1986 yılında yapılan çalışmalarda, 5 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan itirazlar incelenmediği için kesinleşmeyen orman kadastrosuna ait sınır noktalarının aynen kabul edildiğine dair yapılan açıklamanın denetleme olanağı bulunmamaktadır. Keza yine dosya içerisinde bulunan ve tefrik kararı öncesi Hendek Kadastro Mahkemesinin 2012/20 Esas sayılı dosyasına sunulan orman bilirkişi raporunda çekişmeli 112 ada 191 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sınrıları içerisinde kaldığı bildirilmiş olup, bu haliyle önceki rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişki oluştuğu halde, söz konusu çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma (özellikle 39 ve 40 sayfa numaralı tutanaklar), işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler de giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksi araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi vekili ile davalı … Müdürlüğünün vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, HMK’nin 373/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.