YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13858
KARAR NO : 2013/466
KARAR TARİHİ : 24.01.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.02.2012 gün ve 2011/37 Esas, 2012/11 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine 16.01.2013 … günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından…hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Sanık müdafii 3 sayfadan ibaret yazılı savunma dilekçesi verdi. Alındı, okundu, dosyasına konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 30.01.2013 … günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Nüfus kaydına göre olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin, sanıkla duygusal ilişki içerisinde olup zaman zaman buluştukları, en son 09.04.2011 tarihinde buluşmalarından sonra sanığın, mağdureyi dersane önüne bıraktığı, o gece dersane öğretmeni Alime’nin evinde kaldığı sırada telefonuna gelen mesajın öğretmeni tarafından görülüp ailesine haber verilmesi üzerine olayın ortaya çıkması, eylemin, cebir, tehdit ve hile olmaksızın gerçekleştiğinin dosya içeriğinden anlaşılması karşısında mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair S.D.Ü Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca verilen raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu bildirilmiş ise de; 22.12.2011 de yapılan muayenesinde “… kendini suçladığını, kendi kendine sinir olduğunu, hata yaptığını düşündüğünü…” beyan etmesi, eylemin cebir ve tehditle işlenmemiş bulunması, mahkemece bu hususta Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verildiği halde söz konusu raporun anılan yerden alınmış olması ve tüm dosya içeriği karşısında, mağdurenin ruh sağlığının çevresel etkenler gibi nedenlerle bozulmuş olup olmayacağı hususunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor alındıktan sonra sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla sanığın cezasının anılan fıkrayla artırılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
24.01.2013 tarihinde verilen işbu karar 30.01.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Mücahit Erdoğan hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.