YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11716
KARAR NO : 2021/11895
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ : SÖKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde birleştirilerek görülen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 23/11/2021 tarihinde asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. … ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Asıl ve birleşen davada davacı, davalı kurumun sorumluluğunda bulunan ormanlık alanda enerji iletim hattı, türbün, şalt sahası ve ulaşım yolu için izin aldığını, izin nedeniyle yasa ve mevzuat gereği ödeme yaptığı halde ilave ağaçlandırma bedelinin tarafından tahsil edildiğini, şirkete verilen sınırlı lisans termin sürelerinin geçirilmemesi için ağaçlandırma bedellerini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazla tahsil edilen ağaçlandırma bedeli
için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl ve birleşen davada ayrı ayrı 10.000,00-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş; ıslah dilekçeleriyle de asıl davada talebini 927.883,61-TL, birleşen davada ise 674.351,90-TL olarak arttırmıştır.
Davalı, kısmı dava açılamayacağını, davacı şirkete ön izin ve kesin iznin bakanlık makamınca verildiğini, ağaçlandırma bedelinin de izinler uyarınca tahsil edildiğini, davacının ihtirazi kayıt koymadan ödeme yaptığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, asıl dava yönünden; davanın kabulü ile 786.342,04-TL fazla ödenen ağaçlandırma bedeli, 141.541,57-TL Katma Değer Vergisi olmak üzere toplam 927.883,61-TL’nin 08.08.2017 tarihinden başlayarak işleyecek yasal gecikme faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile 571.484,66-TL fazla ödenen ağaçlandırma bedeli, 102.867,24-TL Katma Değer Vergisi olmak üzere toplam 674.351,90-TL’nin 08.08.2017 tarihinden başlayarak işleyecek yasal gecikme faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, davalının istinaf talebinin kabulüne, Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.09.2018 günlü 2017/628 esas, 2018/708 karar sayılı kararının kaldırılmasına, Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/628 esas sayılı dava yönünden; davanın reddine, Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/629 esas sayılı dava yönünden; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, ilave ağaçlandırma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafça davacıya gönderilen 01/06/2015 tarihli yazı ile bedellerin ve taahhüt senedinin güncellendiği belirtilerek ağaçlandırma bedelinin yatırılmasının istendiği, davacının 22/07/2015 tarihli banka dekontlarıyla 969.113,29-TL ile 174.443,99-TL bedelli ödemelerde bulunduğu, davacının istenen bedelleri ödemeden önce ihtirazi kayıtla ödeme yapacağını bildirmediği gibi ödeme esnasında da herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği, bu durumda ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödemede bulunan davacının herhangi bir şekilde yapılan ödemeyi geri isteyemeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, tarafların sıfatı dikkate alınarak esas hakkında inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı taraf tacir, davalı ise kurumdur. Bu sebeple talep edilen parayı davacı ödediği anda itirazi kayıt koymasına gerek yoktur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında herhangi bir inceleme yapılmadan ödeme yapıldığı esnada itirazı kayıt ileri sürülmemesi şeklindeki hatalı gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3.815 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınıp asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcını istek halinde temyiz edene iadesine, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.