YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21451
KARAR NO : 2021/8907
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 13/03/2019 gün 2018/4625 Esas- 2019/1426 Karar sayılı ilamında; “Olay tarihi olan 03/11/2009’da yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesi uyarınca “haksız fiilden kaynaklanan tazminat talepleri, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her halde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede” zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak aynı düzenleme uyarınca, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemden doğmuş ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüş ise haksız fiil sorumluluğunda da uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır (BK 60/2). Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının eyleminin olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturduğu anlaşılmakta olup, uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, aynı Kanun’un 66/d maddesi uyarınca beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğundan onbeş yıldır. Eldeki dava 15/06/2015 günü açıldığına göre, ceza zamanaşımı süresi geçmeden açıldığı kabul edilmelidir. Şu halde, açıklanan yönler gözetilerek, dava konusu olay tarihi 31/11/2009 olup dava 15/06/2015 tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresi dolmadığından davalılarının zamanaşımı savunmasının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davacılardan … için 19.060,39 TL ve Yasemin için 62.650,61 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, … ve … hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; söz konusu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesinin 1’inci fıkrasında “Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Şu durumda, mahkemece davacılardan … ve … hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru değil ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. madde yollaması ile halen uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinin 7. fıkrası gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm kısmına “Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılar … ve …’dan alınarak davalılara verilmesine” şeklinde yeni bir bent eklenmesine; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.