YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/12263
KARAR NO : 2021/11902
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; hüküm tesisine yer olmadığına yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 23/11/2021 tarihinde davacı vekili Av. … geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, … Eczanesi ile ilgili olarak 14.07.2011 tarihli inceleme raporu düzenlendiğini, raporda; davalının kurumdan tedavi yardımı alan kişilerin gıyaplarında, bilgileri ve iradeleri dışında Dr. … tarafından düzenlenen 33 adet reçete bedelini tahsil etmek suretiyle 46.865,26-TL kurum zararına neden olduğunun tespit edildiğini, reçete bedelinin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için 16.09.2011 tarihli kurum yazısı ile borç tebligatı gönderildiğini, ancak herhangi bir ödeme olmaması üzerine müşterek müteselsil borçlular … ile davalı aleyhine İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2014/12194 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, olayla ilgili İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/115 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, kurumun alacağının yasal bir nedene dayandığını ileri sürerek, vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına dair karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yersiz ödeme nedeniyle reçete bedellerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/581 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılamanın 29.06.2015 tarihli celsesinde, davacı vekilinin dava açıldıktan sonra takip konusu miktarın tamamının ödendiğini beyan ettiği, bunun üzerine aynı celsede davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verildiği, davacı vekilinin 07.07.2015 havale tarihli dilekçesiyle 29.06.2015 tarihli duruşmada aynı mahkemenin 2015/582 esas sayılı dosyasının duruşmasının yapıldığı zannıyla beyanda bulunulduğu belirtilip, tarafları aynı olan iki dosyanın karıştırılması nedeniyle ara karardan rücu edilmesinin talep edildiği, 07.07.2015 tarihli ara kararla 29.06.2015 tarihli oturum ara kararından rücu edilmesine karar verildiği, 05.04.2018 tarihli karar ile de davanın kabul edildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 30.10.2019 tarihli kararıyla, hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar nihai karar olup mahkeme nihai kararla dosyadan el çekmiş olacağından gerekçeli karar yazılarak taraflara tebliğ edilmesi gerektiği belirtilerek, dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından zuhulen ödeme yapıldığının beyan edildiği anlaşılmakla, davalı tarafından dava konusu miktarın ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3.815 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.