YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2269
KARAR NO : 2013/8573
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme eyleminin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu kabul edilerek kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2005 gün ve 2005/241 Esas, 2005/234 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin kolluk aşamasında alınan 21.02.1998 tarihli beyanında; sanık ile yaklaşık olarak 5 ay önce rızaen cinsel ilişkiye girdiklerini belirttiği, buna göre suç tarihinin yaklaşık olarak 21.09.1997 günü olduğu, 19.06.1998 tarihli duruşma beyanında ise 6-7 ay önce cinsel ilişkiye girdiklerini ifade ettiği, bu beyana göre ise suç tarihinin yaklaşık olarak 19.12.1997 günü olduğu, mağdurenin onaylı nüfus kaydına göre 02.09.1982 doğumlu olup, ilk beyanına göre suç tarihinde kayden 15 yaş 19 günlük, duruşmadaki beyanına göre ise suç tarihinde 15 yaş 3 ay 15 günlük olduğu, mağdurenin nüfusa kayıtlı yaşından daha büyük gösterdiğinin sanık ve müdafiince iddia edilmesi üzerine, katılan baba … mağdurenin Adana Devlet Hastanesinde doğduğunu, kayıtlı yaşının doğru olduğunu beyan ederek bu iddiaya karşı durduğu, hastaneden gelen yazı cevapları içeriğinde ise söz konusu doğum kayıtlarının 10 yılını doldurmuş olmaları nedeni ile imha edildiğinin belirtilmesi üzerine, mağdurenin nüfusa kayıtlı yaşından daha büyük olduğu iddiasının araştırılması açısından Bakırköy Devlet Hastanesinden alınan 16.11.1999 günlü sağlık kurulu raporunda mağdurenin rapor tarihinde radyolojik ve fizik olarak 17 yaş sonunda olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 13.11.2000 tarihli raporunda ise suç tarihi olan 21.09.1997 tarihinde mağdurenin 15 yaşın içinde olduğu ve 15 yaşını bitirmediğinin belirtildiği olayda; katılan tarafın mağdurenin nüfusa kayıtlı yaşından daha küçük olduğuna dair herhangi bir iddiaları bulunmadığı gibi ısrarla mağdurenin nüfus kaydında belirtilen yaşının gerçek yaşı olduğunu
ve mağdurenin hastane doğumlu olduğunu belirtmeleri, ayrıca beslenme alışkanlıkları ve çevresel vs. koşullar nedeni ile fiziksel ve radyolojik yaşın kişiden kişiye göre farklılık arzedebileceği gözetildiğinde, sanıktan, mağdurenin radyolojik olarak nüfusa kayıtlı yaşından daha küçük olduğunu bilmesi veya öngörmesinin beklenemeyeceği gibi suç tarihlerine ilişkin mevcut çelişkinin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılanların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümlerde yer alan “her iki davanın zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına” ibaresinin çıkartılıp, yerine “kamu davalarının 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.