YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3260
KARAR NO : 2021/14700
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No : 2021/91-2021/103
İlk Derece
Mahkemesi : Denizli 4. İş Mahkemesi
Dava, yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve ödenmeyen aylıkların işletilecek faizi ile tahsili istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacıya 03/06/2011 tarihli tahsis talebine istinaden 01/07/2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık bağlanmasından 6 yıl 9 ay 18 gün sonra davalı Kurumca, 2829 sayılı yasa hükümleri uyarınca son yedi yılda en fazla çalışmasının 1479 sayılı yasa kapsamında geçtiği ve 506 sayılı yasa kapsamındaki hizmetlerinin 1479 sayılı yasa kapsamındaki hizmetlerinden 130 gün eksik olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle aylığının kesildiğini ve 67.314,40 TL yersiz ödeme çıkarıldığını, davacının ihtirazi kayıtla 130 günlük ek çalışma sonucunda yeniden aylık bağlanması talebinde bulunduğunu ve 28/11/2018 tarihinden itibaren tekrar aylık bağlandığını ileri sürerek, aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile tahakkuk ettirilen yersiz ödeme sebebiyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine, aylıklarından yapılan kesintilerin ve 28/03/2018-28/11/2018 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıkların işletilecek faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, hak düşürücü süre, husumet ve yetki itirazları yanında davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 506 sayılı yasa kapsamında aylık bağlanmasını isteyen davacıya, 05.12.2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin “Aylık bağlandıktan sonra prim ödeme gün sayısı eksik olduğu tespit edilenler” başlıklı geçici 35. maddesi uyarınca, borçlanılacak süreleri borçlandırılmak ve tahsis talep tarihi ile yersiz ödemenin tespit edildiği tarih arasında 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrası kapsamında sigortalılığı bulunduğundan, hizmet süresinin tamamlanacağı tarihe kadar hizmet verilmek suretiyle eksik hizmet süresinin tamamlanmasının mümkün olduğu, davacıya aylık başlangıç tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiği, aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olmadığı, buna bağlı olarak ödenen aylıklar yersiz ödeme kapsamında iadesinin istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile; 1- Davacıya 2/5649318 tahsis numarasıyla bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 19/03/2018 tarihli ve 8941 8383/205.02.01/165-8905 sayılı kurum işleminin iptaline,
2-Aylığının iptali sebebiyle yersiz ödeme gerekçesiyle tahakkuk ettirilen borçtan dolayı davacının, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine,
3-Yersiz ödeme gerekçesiyle davacıya ödenen aylıklardan yapılan kesintilerin ve 28/03/2018- 28/11/2018 tarihleri arasında davacıya ödenmeyen aylıklarının her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Denizli 4. İş Mahkemesinin 2019/197-2020/6 E.K. sayılı kararında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 60 ve geçici 81’inci maddelerinde yaşlılık aylığından yararlanmak için; kural olarak maddede belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, işten ayrılmak ve talepte bulunmak koşulları öngörülmüştür.
Diğer taraftan 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasında “4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına; itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş süreler katılmaz.” hükmü mevcut iken, aynı Kanunun 8.maddesi hükmüne göre; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. ” düzenlemesi mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinde, 01.06.1965 doğumlu davacıya 03.06.2011 tarihli tahsis talebine istinaden, 300 gün askerlik borçlanması, 01.5.1981-30.4.2011 arası 1967 gün 4/a, 24.2.1998-31.5.2009 arası 2825 gün 4/b bağ-kur sigortalılığı olmak üzere toplam 5092 prim günü üzerinden 506 sayılı yasanın geçici 81/B-c maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra davacının dosyasında 08.11.2017 tarihinde yapılan işlem sırasında 2829 sayılı Kanuna istinaden son yedi yılda en fazla çalışmasının 4/1-b bendi kapsamında geçtiğinin tespit edilmesi ile sehven bağlanan yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibarıyla iptal edildiği ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 96/b maddesi hükmü gereğince davacıya 67.314,40 TL yersiz ödenen aylıklardan dolayı borç çıkartılarak tebliğ edildiği, davacının 13.09.2018 tarihinde 240 gün 4/a kapsamında askerlik borçlanması yaparak bedelini ödediği ve 27.11.2018 tarihli ikinci tahsis talebine istinaden 01.12.2018 tarihinden itibaren davacıya yeniden 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 506 sayılı Kanunun geçici 81. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinin (c) alt bendine göre, tahsis talep tarihinde, 25 yıl sigortalılık süresi ve 46 yaş koşullarını sağlamış olan davacının primi ödenmiş gün sayısı koşulunu sağlayamadığı ortada olup, askerlik borçlanması ile tahsis koşullarının ikmal edilerek 01.12.2018 tarihinde yeniden aylık bağlanmış olması karşısında, 03.06.2011 tarihli ilk tahsis talep tarihi itibariyle, primi ödenmemiş olan bu süreler yaşlılık aylığının değerlendirilmesinde dikkate alınamaz.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, davacının yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.